5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkilinden talep ettiği cari hesap bakiyesinden kesinlikle alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu cari hesap bakiyesinden Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesi uyarınca ---kat maliklerinin sorumlu olduğunu, bu sebeple öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ---- tarihinden itibaren profesyonel yöneticilik hizmeti vermekte olduğundan, müvekkilinin davacı şirket tarafından talep edilen ve müvekkilinin yönetici olmadığı tarihte oluşan cari hesap alacağından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirkete de herhangi bir borcunun olmadığını beyanla, öncelikle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatan davacı şirket aleyhine % 20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine itirazın İİK. 67. Maddesi kapsamında iptali davasıdır.---- karar sayılı ilamlarında ve çok sayıda benzer ilamlarda da vurgulandığı üzere; bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesi gereğince görev kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev, dava şartlarından olup, HMK.'nın 115/1 maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı site yönetimi arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, davacı vekilinin; davacının davalı site yönetimine "----" hizmeti verdiğini, ---- aylık periyotlarda bakım yapıldığını, kontrol sonucu değiştirilmesi zorunlu parçaların (müvekkili tarafından tedarik edilerek) değiştirildiğini, arıza ihbarlarında müdahale edildiğini, gerekli tüm servis ve bakım işlemlerinin yapıldığını, ---- ile işbu ticari hizmet ilişkisinin 01.01.2019 tarihinden bu yana devam ettiğini, müvekkili tarafından kesilen faturalara, düzenli olmayan, kısmi ödemeler yapıldığını ancak son olarak 10.08.2021 tarihinde 500,00 TL ödeme yapıldıktan sonra, müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını beyan ettiği; davalının ise, davacının kendisinden bu yönde bir talepte bulunamayacağını beyan edip husumet yönünden davanın reddini istediğini beyan ettiği; somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacının mal ve hizmet satışı sebebiyle düzenlenen fatura alacağına ilişkin icra takibi başlattığı, davacının sağlayan; davalının site yönetimi olduğu ve tüketici konumunda olduğu, emsal içtihatlar gözetildiğinde ---- benzer sözleşmeler sebebiyle site yönetimi aleyhine açılan davaların Tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, görevin kamu düzenine ilişkin olduğu, bu durumda uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görüşülerek karara bağlanması gerektiği anlaşıldığından HMK.114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap