17. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin müvekkiline ayıplı mal teslim ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ile gerçekleşen elektronik posta yazışmalarında bu hususun açıkça kabul edildiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, İzmir Çiğli İlçesi’nde yıllardır tekstil faaliyeti yürüten ve piyasa şartlarına göre çok güçlü müşterilere sahip bir tekstil firması olan müvekkili şirketin yetkilisi ...’in müşterisinden almış olduğu siparişi gerçekleştirmek için 20.12.2017 tarihinde ... isimli şahıs aracılığı ile pamuk iplik siparişi verdiğini, ... tarafından ...’a, 18.01.2018 tarihinde verilen siparişlerle ilgili iplik kaynaklı büyük sorunların yaşandığını belirtir e-posta gönderildiğini, iplikler ile yaşanılan büyük sorunlardan dolayı üretim kaybı yaşandığını, kumaşların boya/baskı almama sıkıntısı olduğunu, baskıda günlük 13.000 mt. kumaş basılması beklenirken, maksimum 3.000 mt. kumaş basılabildiğini, müvekkilinin 6 adet makine ile çalışmasına rağmen siparişinin gerisinde kaldığını ve zarara uğradığını, aracı ...’un sürekli bilgilendirildiğini, ... tarafından gönderilen 26.02.2018 tarihli e-posta ile davacı tarafça ipliklerin ayıplı olduğunun kabul edildiğinin bildirildiğini, buna rağmen davacı şirketin kötü niyetli olarak ve yasal süreden sonra reklamasyon faturasına itirazda bulunduğunu, TTK.’nun 23/3 ve TBK.’nun 223/2. md. uyarınca ayıplı ipliklerin makineye girerek kumaş haline getirilmeden mevcut ayıbın ortaya çıkamayacağı, tespit edildiği an gecikme olmadan ayıbın karşı tarafa bildirildiği dikkate alındığında davacı şirketin ayıplı mallar dolayısı ile davalı şirketten bedel talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, alacağın % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın