Esas No
E. 2012/4909
Karar No
K. 2012/24343
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

2. Hukuk Dairesi         2012/4909 E.  ,  2012/24343 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMES İ : Bursa l. Aile Mahkemesi

TARİHİ :25.10.2011

NUMARASI :Esas no:2010/921 Karar no:2011/1336

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kocanın kabul edilen davası, red edilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2.Davacı-davalı kadın tarafından 23.03.2010 tarihinde Bursa 4. Aile Mahkemesinin 2010/379 esasına kayıtlı bağımsız tedbir nafakası (TMK. md.

197.davası açılmış, bu davanın kocanın 18.07.2010 tarihinde açmış olduğu boşanma davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, kadının tedbir nafakası davası kocanın terk ihtarından daha önce açılmış olduğuna göre; davalı-davacı kocanın ihtar talep tarihi olan 14.04.2010 tarihinde kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunun kabul edilmesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 164. maddesindeki ayrı yaşama durumu için gerekli 4 aylık süre dolmadan ihtar isteğinde bulunulduğundan ihtarın iyiniyete (TMK.md.2) dayalı olarak çekildiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davalı-davacı kocanın davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

3.Açıklandığı gibi, davalı-davacı kocanın terk ihtarı sonuç doğurucu nitelikte değildir. Buna karşılık; toplanan delillerden davalı-davacı kocanın mahkemenin de sabit kabul ettiği gibi birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece kocanın eşine kötü muamelede bulunduğu hususu da kocaya kusur olarak yüklenmişse de; bu hususun gerçekleştiğine ilişkin dosyada bir delil mevcut olmadığından bu durum kocaya kusur olarak yüklenemez. Bu bakımdan davacı-davalı kadın yararına manevi tazminat takdir edilmemesi yerindedir.

Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kocanın tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davacı-davalı kadının maddi tazminat (TMK. md. 174/1) talebinin reddi doğru olmadığı gibi, kusuru bulunmayan kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluştuğundan yoksulluk nafakası talebinin reddi de isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentte gösterilen sebeplerle kocanın kabul edilen boşanma ve kadının maddi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddine yönelik bölümlerinin BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.10.2012 (Per.)

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.