2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/12708 E. , 2013/25781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Menderes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :30.1.2013
NUMARASI :Esas no:2008/536 Karar no:2013/40
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, velayet, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle "Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca davacı kadın yararına hükmün kesinleşmesi tarihine kadar tedbir nafakası verildiğinin anlaşılmasına göre" davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılmaz. Toplanan delillerden davalı kocanın 13.08.2008 tarihinde eşine "eve dön ihtarı" çektiği ve böylece ihtar tarihine kadar kadından kaynaklanan kusurları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı, ihtar tarihinden davanın açılmasına kadar geçen dönemde de kadından kaynaklanan yeni bir maddi olay ve vakıanın gerçekleştiğinin de kanıtlanamadığı, boşanmaya neden olaylarda davacı kadının kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşini istemediğini, evden gitmesini istediğini beyan eden, müşterek çocukla davacı kadını yaklaşık iki yıl görüştürmeyen davalı koca tamamen kusurlu olduğu halde mahkemece hatalı kusur belirlemesi sonucu davacı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek, maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4.Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 06.03.2006 doğumlu S.N.un Türk Medeni Kanununun 182. ve 336/2. maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır.