2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/5273 E. , 2012/24956 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Susurluk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :13.12.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/267 Karar no:2011/414
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından; velayet ve lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden; davalı kadın tarafından ise tümüne şamil olmak üzere temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Türk Medeni Kanununun 169. maddesinde, hakimin geçici bir önlem olarak tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların kusurlu olup olmamaları bir unsur olarak yer almamakta, hangisinin daha az ya da çok kusurlu olduğunun belirlenmesi yönünde bir koşul öngörülmemektedir (H.G.K.’nun 02.11.2011 tarihli 2011/2-533 esas, 670 karar sayılı kararı).
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.