(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11912 E. , 2009/2218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, su abonesi olduğunu, aboneliğindeki suyun 28.9.2005 gününde tükendiğini, ertesi gün kapıcının kaçak olarak 300 m2 alanındaki apartmanın bahçesini sularken davalı yetkililerince tutanak tutulup, 14.378.17 YTL borç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiş birleşen davasında da tahakkuk ettirilen borcun ödenmediğini, girişilen takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak asıl davada davacının 9.904.46 YTL borçlu olduğunun tespitine, birleşen davada da 9.904.46 YTL asıl alacak ve 267.42 YTL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen davanın davacısının tüm, davacı-birleşen davanın davalısının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, aynı site içerisinde 4 ayrı blok bulunduğunu, kendisine ait apartmanın yeşil alanının 300 m2 civarında olduğunu, kaçak su tutanağı tutulurken diğer bloklara ait yeşil alanlarında hesabı yapılarak 654 m2 üzerinden borç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, mahallinde keşif yapılarak davacı apartman yöneticiliğine ait ne miktar yeşil alan bulunduğu, bu alanda ne kadar su tüketileceği konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla saptanmalı, saptanan miktarla sınırlı olarak borç miktarı belirlenmelidir. Davacının az yukarıda açıklanan savunması göz ardı edilerek dosya üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.