(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10672 E. , 2009/962 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalı ile 1981 yılında evlendiklerini ortak katkılarıyla 1989 yılında bir daire ve 1992 yılında da ...'da bir tarla aldıklarını, davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000.000.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiş; 11.9.2007 gününde verdiği ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda her iki taşınmaz yönünden talebini 28.710 YTL daha arttırmak suretiyle toplam 38.710 YTL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş; birleşen davasında da altınlarını bozdurmak ve çerezci dükkanından elde ettiği gelirle ... marka bir araç satın aldığını, davalı-birleşen davanın davacısı adına tescil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 2.000.000.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tarafların katkı payları %50 kabul edilmek ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle asıl davada 38.710 YTL.nın tahsiline, birleşen davanın 1.767,50 YTL üzerinden kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalı birleşen davanın davacının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000.000.000 TL.nın yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Davacı, 11.9.2007 tarihli dilekçesiyle talebini 38.710,00 YTL.ye artırmıştır. Davacı alacağına faiz istediği halde mahkemenin davacının faiz istemini gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.