(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16115 E. , 2010/12274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.07.1975-02.05.1979 tarihleri arası Kurum sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, 20/07/1975 ile 02/05/1979 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,davacının 10/11/1975 – 29/09/1976 ile 30/12/1976 – 02/05/1979 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 03.11.2000 tarihli giriş bildirgesine ile, 10.11.1975 tarihinde başlayan ve davacının silinme talebi olmadan 02.05.1979 tarihinde ilgili odaca silinmiş olan oda kaydının davacının rızası dışında silindiği davalı Kurumca kabul edilerek, oda kayıtlarında yapılan inceleme sonucu 22.03.1985 tarihi itibariyle resen tescil edildiği, davacının 05.02.2001 tarihli dilekçesi ile 95/11 nolu genelge gereğince işlem yapılmasını talep ettiği, Kurumca davacının vergi kaydı bulunmadığından sigortalılığının başlangıç itibariyle iptal edildiği,prim ödemesinin bulunmadığı, vergi ve Esnaf Sanatkar Sicil kaydının olmadığı, Kahramanmaraş Şoförler Odasında 10.11.1975-2.5.1979 tarihleri arasında kaydının olduğu, 28.9.1976-30.12.1976 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi 51 gün sigortalılık süresinin ve 15.11.1991 –devam şeklinde Emekli Sandığı hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın geçici 13. Maddesinde, "1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar.Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile, 01/10/1972 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu basamak üzerinden yürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerince verilecek belgelerle tevsik edilir.Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı mahkeme kararı ile tespit edildiği takdirde, gerek sigortalılar gerekse belgeyi düzenleyenler hakkında genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca Kurumun bu yüzden uğrayacağı zararlar %50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardan tahsil edilir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının 1479 sayılı Yasa'nın geçici 13. Maddesinin yürürlük tarihinden önce 1479 sayılı Yasa kapsamında tescilinin olmadığı, geçici 13. Madde kapsamında davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna süresinde yaptığı başvuru ve borçlanma talebi bulunmadığı anlaşılmış olup,davacının başvuru tarihine göre o tarihte yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince en fazla 22.03.1985 tarihine kadar geriye doğru ... sigortalısı olabileceği ortadadır. Hal böyle olunca , davacının talebi dikkate alındığında davanın reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.