16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkil idareye herhangi bir sorumluluk yükletilemeyeceğini, dava konusu hasarlı olayda idarenin sorumluluğu bulmadığından işbu davanın usul ve esastan reddinin gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' ilamı ile “Somut olayda, maddi tazminatı gerektiren haksız eylemin davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunması ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğu dikkate alındığında davalı ... genel müdürlüğü aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi zorunludur” denildiğini, huzurdaki davaya konu olayda davacı tarafından müvekkil idareye yükletilen haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin davacı tarafından belirtilen tarih ve adreslerde haksız fiilin kurucu unsuru olan herhangi bir fiil yahut davranışta bulunmadığını, davacı tarafın altyapı hatlarında herhangi bir zarara sebebiyet vermediğini, bu nedenle davaya konu zarar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın yüklenici firma tarafından verilmiş olması halinde de müvekkil idare elemanlarınca değil, yüklenici firma çalışanları tarafından çalışma yapılmış olması nedeniyle yine müvekkiline kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anahtar teslim sözleşmelerinin özelliği gereği iş bitirilip iş sahibine teslim edilinceye kadar meydana gelebilecek zararlardan müteahhidin sorumlu olacağının kuşkusuz olduğunu, davalı idarenin kamu görevi yürütmekte olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın