5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK'nın 236/2. maddesinde yer verilen kabul ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 19/12/2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 11 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği, dava konusu ... yapım işi olmasına rağmen hizmet işi olarak ihale edildiği, kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle yüklenen edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, ancak isnat edilen eylemlerden dolayı teftiş ve bilirkişi kurulu heyeti raporuna göre katılan kurumun zarara uğratıldığı, sanıklar ..., ... ve ...'ye isnat edilen eylemin sübutu halinde bir bütün olarak 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanık ...'e atılı eylemin ise görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme veya yardım etme suçunu oluşturacağı, söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla bu suçun aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 17/04/2008 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap