(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5853 E. , 2009/7628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... 'ın gelmiş olamalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.3.2001 tarihli sözleşme ile davalı şirketin vekilliğini üstlendiğini, üzerine düşen edimleri layıkıyla yerine getirdiğini, ancak davalının 17.1.2003 tarihli ihtarla söleşmeyi feshedip aynı tarihli azilname ilede haksız bir şekilde kendisini azlettiğini, davalı şirket adına takip ettiği 12506 adet icra dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti alacağının 374.012.899.000 TL olduğunu ileri sürerek bu miktarın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin 3.5.2005 tarihli kısmen kabul kararının davalı temyizi sonucu davalı yararına bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda, davacı uhdesinde bulunan ve üzerinde hapis hakkı kullanılan 23.155.83 YTL'nin mahsubu ile bakiye 326.251.19 YTL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının 13.1.2001 tarihli yasal takip projesi hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davalının vekilliğini üstlendiği ve vekalet ilişkisinin 17.1.2003 tarihinde sona erdiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının azledilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, azlin haklı olmaması halinde talep edilebilecek miktarın ne olacağı hususundadır. Davacı, cep telefonu operatörü olan davalı şirketin çok sayıda icra takibini ve davalarını takip edeceğini bilerek bu sözleşmeyi imzalamış ve bu nedenle de bu işlerin takibini sağlayacak bilgisayar proğramı kurulması kararlaştırılmıştır. Bu itibarla davacı, bu işleri sözleşme uyarınca tam ve layıkıyla takip edebilmek için gerekli önlemleri almakla zorunludur. Avukatlık Kanununun 174/2 maddesi uyarınca, avukat kusur ve ihmalinden dolayı azladilirse tam ücret talep etme hakkına sahip olmayıp, azlin haklı olması halinde ancak bitirdiği işlerden dolayı asgari ücret tarifesi uyarınca ücret isteyebilir. Davalı şirket davacıya gönderdiği 17.1.2003 tarihli ihtarında davacı avukatın dosyaları gereği gibi takip etmediğini, tahsilatları zamanında yatırmadığını bildirmiş, yargılama esnasında ise davacının dava dışı borçlu şahıslardan aldığı paraları sisteme bildirmediğini belirterek buna ilişkin örnek icra dosyalarının belirtmiş, bazı borçlulardan alınan paralara ait davacı tarafından düzenlenen makbuzlar sunmuş, davacının bir kısım icra dosyalarında vekalet ücretlerinin aldığını, sisteme girilmeyen ödemeler bulunduğunu beyan etmiştir. 31.10.2005 tarihli Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu sadece icra takip dosyasının sayısı ile bu dosyalardan davacının ne kadar alacağı olduğunu saptayan nitelikte olup, azlin haklı olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı için itibar edilmesi olanaksızdır. Dairemiz bozma kararından sonra alınan bilirkişi kurulu raporu ile sonucu itibariyle davacının azlinin haklı nedene dayanmadığını belirlemekte isede bu raporunda hükme esas alınması olanaksızdır. Öncelikle davacının haklı nedenle azledilip azledilmediğinin saptanması, azlin haklı olmaması halinde ise davacının talep edebileceği ücretin belirlenmesi gerekir. Davacının haklı nedenle azline dayanak olarak davalıca sunulan ve numaraları bildirilen icra dosyalarının tamamının incelenmesi zorunludur. Davalı tarafından aşamalarda numaraları bildirilen icra dosyalarının tamamı ile dava dışı borçlulara ait olan makbuzların ve ibranamelerin ilgili olduğu icra dosyalarının tamamı incelenerek davalıca azle sebep olarak gösterilen nedenlerin var olup olmadığı belirlenmelidir. Bundan ayrı olarak davalı taraf davacının bazı icra dosyalarından ücretini aldığını belirtmiş olup, davalıdan bu icra dosyalarının numaralarıda istenmeli ve bu icra dosyaları dosya arasında celpedilerek incelenmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ise bu hususları inceler nitelikte olmayıp çok az sayıda dosya ve evrak incelenerek sonucuna varılmıştır. Oysaki az yukarıda değinildiği gibi, bu hususta davalıca bildirilen tüm dosyaların incelenmesi zorunludur. Yapılacak bu araştırma sonunda azlin haklı olduğunun anlaşılması halinde davacının ancak sona erdirdiği işlerden dolayı ücret işleyecebileceği değerlendirilerek, davacının sona erdirdiği dosyaların neler olduğu taraflardan sorularak incelenmeli ücret hususunda davalının savunmalarıda değerlendirilerek sonuca varılmalıdır. Davacının haklı nedenle azledilmediğinin saptanması halinde ise, öncelikle taraflar arasındaki sözlemenin geçerli olup olmadığı incelenmelidir. Sözleşme 1.3.2001 tarihlidir ve 4467 sayılı yasadan önce düzenlenmiştir. Avukatlık yasasına sonradan eklenen geçici 21.madde Anayasa Mahkemesince iptal edildiği için sözleşmeye, sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürülükte olan yasanın uygulanması gerekir. Sözleşmede, hukuk bürosunun toplam tahsilatın %10'unu vekalet ücreti olarak alacağı kararlaştırılmış olup, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Yasası uyarınca hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunduğu için geçersizdir. Dolayısıyla davacının geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak talepte bulunması olanaksızdır. Sözleşme geçersiz olduğu içinde, davacı haksız olarak azledilmiş ise, sonuclandırdığı işlerden dolayı ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücret isteme hakkına sahip olup, yarım kalan işlerden dolayı ise emek ve mesaisi ile orantılı olarak hakkaniyete uygun ücret isteyebilir. Ayrıca belirtmek gerekirki ceza davası kararı delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı olup, hukuk mahkemesinide bağlamaz.Tüm bu hususlar birlikte değerledirildiğinde, mahkemece yapılması gereken ..., öncelikle davalı tarafın savunmalarında bahsi geçen ve aşamalarda numaraları bildirilen icra dosyalarının dosya arasına konulması ve bu dosyalar üzerinde davalının savunmasında belirtilen hususlar da içlerinde bilgisayar konusunda uzman kişinin bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak davacının haklı nedenle azledilip azledilmediğinin saptanmasıdır. Akabinde yine davalının bildirdiği icra dosyaları incelenerek davacının bu dosyalardan vekalet ücretlerini alıp almadığı saptanmalıdır. Yapılacak inceleme sonunda, azlin haklı olduğunun saptanması durumunda, davacının ancak bitirdiği işlerden dolayı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücret isteyebileceği, azlin haklı olmaması halinde ise, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu gözetilerek bu defa sonuçlanan işlerden dolayı asgari ücret tarifesi uyarınca, yarım kalan işlerden dolayı ise emek ve mesaisi ile orantılı olarak hakkaniyet ölçüsünde ücret isteyebileceği gözetilerek, almış olduğu ücretin mahsubu sonucu bu şekilde hesaplanacak ücretin tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.