(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/12832
- Karar No
- 2009/4176
- Karar Tarihi
- 30.03.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12832 E. , 2009/4176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 600.00 YTL ödemek suretiyle adi yazılı sözleşme ile davalıdan taşınmaz satın aldığını, ancak davalının tapuyu devir etmediğini, açtığı tapu iptal tescil davasınında reddedildiğini ileri sürerek 29.1.1999 tarihinde ödediği 600.00 YTL'nin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca ulaştığı alım gücünden fazlasını saklı tutarak 15.000.00 YTL'sini tahsilini istemiştir. Davalı, davacının annesi olduğunu, babasına bakması için böyle bir sözleşme düzenlendiğini, ancak sözleşmede bedel belirlenmediği gibi herhangi bir parada almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 4.946.82 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasında düzenlenen 29.1.1999 tarihli adi yazılı sözleşmede herhangi bir bedel belirlenmemiştir. Davacı ödediği paranın 60.00 YTl olduğunu iddia etmiş, davalı ise bir bedel almadığını savunmuştur. Bu durumda sözleşmedeki "hiç bir hakkım ve alacağım kalmamıştır." şeklindeki ibare HUMK'unun 292.maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı sayılmalıdır. Öyle olunca davacının ve davalının tanık dahil tüm delileri toplanarak taşınmazın satın alınması için davacının davalıya ödendiği bedel belirlenmelidir. Öte yandan 2008/12832-2009/4176 mahkemenin karar gerekçesinde davacının ödediği bedelin 600.000 TL olduğu belirtilmiş olup, davacı bu gerekçeyi temyiz etmediğinden bu hususun davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğuda gözetilerek davacının ödediği bedelin en fazla 600.000 TL olduğuda kabul edilmelidir. Bir başka değişle, davacının ödediği bedelin 600.000 TL'nin altında bir miktar olduğu saptanırsa o miktarın, üstünde olduğu saptanır ise de en fazla 600.000 Tl ödediğinin kabulü gerekir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Davacının açtığı tapu tescil davasının red ile sonuçlandığı ve kararın 18.1.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup, akdin ifasi bu tarihte imkansız hale gelmiştir. Bu durumda davacının ödediği tespit edilen bedelin 18.1.2006 tarihinde ulaştığı alım gücünün belirlenmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğu için 29.1.1999 tarihinde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca 18.1.2006 tarihinde uluştığı değerin tefe, tüfe, memur maaşlarındaki artış, döviz, altın, faiz, işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik göstergeler baz alınarak konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gereklidir. Ne varki verilecek kararda ilk kararı davacının temyiz etmediği ve bu hususun davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağıda gözetilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.