13. Hukuk Dairesi
Dava, uluslararası havayolu taşımacılığı kapsamında taşınan emtianın kısmen zayi olduğu iddiasıyla, sigortalısına halef olarak sigortacı tarafından fiili taşıyıcıya karşı açılmış rücuen tazminat davasıdır. Mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, karara karşı tarafların istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzii edilmiş, yapılan inceleme sonucunda dairemizce, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, dairemizce bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda; konusunda uzman bilirkişiler gümrük uzmanı ... ve hava taşıma uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. 28/09/2022 teslim tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ekspertiz raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, ... firmasının, ...'nin Riyad'daki ifa ortağı olmadığı, göndericinin muhatap olduğu ve lojistik olarak hizmet veren firmanın ilk taşımacı ... olduğu, dolayısı ile varış ülkesindeki alıcı firmaya ihbarda bulunma zorunluluğunun olduğu, ... firmasının, bu sebeple ... firmasının yurt dışındaki limanlarda işbirliği yapmış olduğu acentesi olduğu, ...'nin burada ... Kargo şirketi tarafından, sadece alt taşımacı olarak kullanıldığı, fakat diğer tüm lojistik hizmetlerin ...'nin kendi lojistik bağlantı ağı içerisinde yürütülmesinin gerektiği, yurt dışındaki alıcı firmaya ihbarda bulunma yükümlülüğü ...'ye ait olduğu için, alıcıya ihbarda bulunan firmanın da ...'nin yurt dışındaki acentesi olduğunun değerlendirildiği, ... firmasının düzenlemiş olduğu ihbar fişinde malın teslim edilip edilmediğinden ziyade, Riyad havalimanına Özet Beyan kapsamında indirilen eşyaya ilişkin bir ihbarda bulunduğu düşünüldüğünde, ...'nin eşyaları Riyad havalimanına kadar taşımış olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile sadece alt taşımacı olarak hizmet veren ...'nin görevini yaptığının değerlendirildiği, ...'nin taşımaya ilişkin kusurunu gösteren herhangi bir resmi belgeye rastlanmadığı, zararın tazmini konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, Montreal Konvansiyonunun 23.maddesinde; taşıması yapılacak olan eşyalara ilişkin (kıymet/taşıma özelliği v.b. gibi hususlardaki) sorumluluğu belirleyebilmek için, ihracat gümrüğündeki işlem görmüş olan beyanname ve fatura kıymetlerinin baz alınacağının, eşya bunun dışında bir kıymeti haiz ise gönderici firmanın bunu açıkça bildirilmesinin ve buna ilişkin de ek bir ücret ödemiş olması gerektiğinin hükme bağlandığı, bu şartlar söz konusu olmadığında ise taşıyıcının sadece özel çekme hakkı karışılığı kadarından sorumlu olduğunun belirtildiği, her ne kadar ...'nin eşyaları varış yerine teslim etmediğine ilişkin herhangi bir resmi belge veya bilgiye rastlanmasa da son kararın mahkemeye ait olması sebebiyle hesaplama yapıldığı, taşıyıcının sınırlı olarak sorumlu olduğu zarar tutarının 1.kap eşya için 6.089,20-TL, 2.kap eşya için 3.559,63-TL olduğu, ... Kargo firmasının lojistik hizmet verdiği düşünüldüğünde, teslim aldığı kargo eşyasını kendi uçağı ile taşımak yerine ...'nin tarifeli kargo seferi ile alt taşımacı olarak sevk ettirdiği, ancak ...'nin eşyayı sadece varış limanına kadar götürmekle yükümlü olduğu, dolayısı ile varış limanındaki alıcı frmaya eşyanın havalimanına geldiğine ilişkin bilgilendirme ihbarnamesini ...'nin karşı taraftaki acentesinin yapmasının gerektiği, bu çerçevede ... firmasının, ...'nin varış limanındaki hizmetlerini vermek için çalıştığı acentesi olduğunun düşünüldüğü ve bu kapsamda da ... adına hareketle, ... firmasının alıcı ... firmasına eşyanın geldiğine ilişkin ihbarda bulunduğunun anlaşıldığı, taşıması yapılan eşyanın havalimanına inebilmesi için limandaki gümrük idaresine özet beyanda bulunulmasının (yani eşyanın gümrüğe kayıt edilerek sunulmasının) zorunlu olduğu, bu özet beyanda da eşya sahibi olarak alıcı ismine tescil yapıldığı, bu aşamadan sonra sadece alıcı firmanın işlem yapma yetkisinin olduğu, bundan sonra eşyaları çekip çekmemenin alıcı firma sorumluluğunda bulunduğu, bu işlemin tüm dünya ülkelerinde uygulanan genel bir işlem olduğunun bilindiği, dava konusu eşyaların varış havalimanında bulunmadığına ilişkin ...'nin 17/11/2015 tarihli yazısından başka resmi bir dayanağa rastlanmadığı,bu ihbar yazısına istinaden konunun gündeme geldiği ve bu yazının, eşyanın varış limanına götürülmemiş olması ile ilgili kesin bir delil niteliği taşımadığı, zira bu aşamadan sonra eşyaların gümrükten çekilmesi ile ilgili işlem yapmaya tek yetkili olan alıcı firmanın gümrüğe müracaat etmiş olması ve eğer eşyaları kendilerine teslim edilemiyor yani bulunamıyor ise alıcı firmanın müracaatı ile Riyad havalimanı işletmesinden veya Riyad Havalimanı Gümrük İdaresinden resmi bir yazı alınmış olmasının gerektiği; ancak böyle bir yazıya dosya içeriğinde ulaşılamadığı, ayrıca; ..'nun alıcı ... firmasına eşyanın geldiğine dair ihbar yazısı gönderdiği dikkate alındığında, ... firmasının bu ihbarda bulunabilmesi için bu eşyaların Riyad havalimanına resmi olarak inmiş olduğuna ilişkin (... tarafından verilmiş olan Özet Beyanlarda) resmi kayıtları görmüş olmasının gerektiği, zira; ... tarafından düzenlenmiş olan “delivery notıfıcatıon” başlıklı (varış bildirimi) belgesinde, (TK-140 31-0ct-15 23:46 Arriving Flight Details) TK-140 Seferli uçuşun 31/10/2015 tarihinde vardığı belirtilmekte olup, bu kapsamda ...'nin (alt taşıyıcı olarak sadece taşıma yükümlülüğü bulunan)eşyaları Riyad havalimanına getirerek indirdiğinin ve dolayısı ile artık eşyanın ...'nin sorumluluğundan çıkmış olduğunun, ...'nin görevini yerine getirdiğinin değerlendirildiği, mahkemece zararın varlığına kanaat getirilmesi halinde; Montreal Konvansiyonunun 31.maddesinin 2 fıkrası uyarınca, dosyadaki hasar tespit raporları baz alınarak derhal zararın tespit edilmiş olduğunun değerlendirilmesinin gerektiği, ... isimli belgelerin teslimi de işaret eden bir yapıda organize edildiğinin değerlendirildiği, belgelerdeki kaşe — imza onayını veren tarafların alıcı veya yetkilendirdiği adına hareket eden bir taraf olabileceğinin değerlendirildiği, her halde ...'nin edimini ifa ettiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davacı sigorta şirketi, dava dışı ...Ltd Şti’nin sigortalı, dava dışı ...A.Ş’nin sigorta ettiren ve akdi taşıyıcı, davalı ...’nun ise fiili taşıyıcı olduğunu ve nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın dava dışı ... isimli alıcı firmaya teslim edilmediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın