(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14760 E. , 2009/4367 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğlunun davacıya ait aracı kullanırken yaptığı trafik kazası nedeniyle davalı babasından 28.12.2004 tarihli taahhütname alındığını, buna göre kazaya uğrayan aracın yerine aynı nitelikli araç verilmesi ve karşılığında aracın devrinin davalıya verilmesi, bunların üç ay içinde yapılmaması halinde aracın o tarihteki kasko değerinin kendisine ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak taahhütnameye uyulmadığını bildirerek kasko bedelinin faizi ile tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacı, yaptığı ilamsız takipte 24.051 YTL asıl alacak ve 6.465,43 YTL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 24.051 YTL asıl alacak 3.114,60 YTL işlemiş faiz toplamı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Davacı dava tarihinden önce Borçlar Kanunu 101.maddeye göre davalıyı temerrüde düşürmediği gibi, taraflar arasında düzenlenen taahhüt senedinde temerrüt ve faizle ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Buna göre BK.Nun 101.maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit 2008/14760-2009/4367 olur. Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden icra takibinde işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Buna göre takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde işlemiş faiz alacağı ile birlikte takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 436/2. maddesi hükmü gereğidir.