(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1758 E. , 2009/8107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, polis memuru olup meslekten ilişiği kesilen davalının idari işlemin iptali için idare mahkemesine dava açtığını, davanın reddedilmiş olduğunu, temyiz aşamasında kendisinin vekil tayin edildiğini, kararın bozulduğunu, karşı tarafın karar düzeltme talebinin reddedilip kesinleştiğini, mahkemece idari işlemin iptaline karar verilip görevine geri iade edildiğini, açıkta kaldığı süreye ilişkin maddi haklarının verilmesi için idareye yazılar yazdığını, bunun kabul edildiğini, bu aşamada davalının kendisini azlettiğini, aralarındaki şifai anlaşmaya göre alacağı tazminatın %20 sini ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 1.000,00 YTL maddi,3.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiş, 16.4.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de, talebini 5.426,28 YTL ye çıkarmıştır. Davalı, davacının davayı temyiz aşamasında aldığını, davanın idare mahkemesinde işlem iptali davası olup ücret konuşulmadığını, 29.1.2007 tarihinde 500,00 YTL gönderdiğini, davacının rızası dışında sicil amiri dahil kurumlara yazılar göndermesi nedeniyle azledildiğni savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 4.071,46 YTL nin faizi ile tahsiline, manevi tazminat talebinin redine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının, 4.6.2002 tarihinde davalının vekili olduğunu, davalı aleyhine olan idare mahkemesi kararının 10.6.2006 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, kararın bozulup 4.10.2006 tarihinde işlemin iptaline karar verildiği, açıkta geçen süredeki maddi hakların faizi ile iadesi için 5.1.2007 tarihinde yazılar yazıldığı, bu talebin kabul edildiği, davacının 29.1.2007 tarihinde azledildiği ve davalıya toplam 27.146,40 ytl ödendiği tüm dosya içeriği ile sabittir. Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Mahkemece 2002 tarihi itibarı ile %10 ile %20 arasında avukatlık ücretine hükmedilebileceği gözetilerek davacının talebinin %15 üzerinden kabulüne karar verilmiş ise de bu tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Yasayla değişik 164.maddesi 4.fıkrası hükmü "Avukatlık Ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, Değeri parayla ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşulu ile ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihte müddeabihin değerinin "%5-%15" arasında bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi hükmü getirilmiştir. Öyle olunca, davacının takip ettiği işlerin bittiği tarihteki müddeabih esas alınmak üzere davacı lehine %5-%15 arasında ücret belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken %10-%20 arasında değerlendirme yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.