(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2587 E. , 2009/9518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının murislerini kardeşi olduğunu, muristen aldığı 17.9.1999 tarihli vekaletname ile murisin banka hesabından döviz ve TL cinsinden parasını çektiğini, çekilen paraların kendilerine de murise de ödenmediğini, ve bu paraların miktarını bilemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 1000 USD ve 450.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişler; 11.11.2008 tarihli ıslah dilekçeleri ile de bilirkişi raporu doğrultusunda 1.331.35 YTL’nin daha ödetilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiş; ıslah dilekçesi yönünden de zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece, vekil olan davalının hesap veremediğini gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 1.781.35 YTL’nin ve 1.000 USD’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacılar 19.12.2001 gününde açtıkları bu davalarında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle yabancı para ve TL cinsinde talepte bulunmuşlar, bilahere 11.11.2008 tarihli celsede verdikleri ıslah dilekçeleri de taleplerini 1.331.35 YTL daha artırmışlar, davalı ise yanı oturumda ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu 2009/2587-9518 savunmuş ve zamanaşımı itirazını bulunmuştur. Davacıların murisleri ile davalı arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. BK 126/4 maddesi hükmünce vekalet aktinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle açılan davalar da fazlaya ilişkin kısım yönünden zamanaşımına kesilmeyip, işlemeye devam eder Diğer taraftan BK 128 maddesine göre zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte başlar Davalının gerek 13.2.2002 tarihli cevap dilekçesi ile aşamalı anlatımlarından ve gerekse Ziraat Bankasının dosya içerisindeki cevabi yazısından davacıların murisinin banka hesabından paranın çekildiği tarih itibariyle davalının hesap verme borcunun doğduğu anlaşılmaktadır. Davalının borcunun muaccel olduğu tarih ile ıslah tarihi olan 11.11.2008 tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu açıkça anlaşıldığına göre ıslaha konu miktar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.