Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Velayeti anneye bırakılan 2008 doğumlu müşterek çocuk Y. ile davalı baba arasında mahkemece kurulan kişisel ilişkide kısa karar ve gerekçeli karar arasında farklı düzenleme yapılmak suretiyle; çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m. 298/2). Buna göre; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık, ancak temyiz /kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki farklılık; hükmün içeriği doğru bile olsa, tek başına bozma sebebi olur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 10.04.1992 tarihli 7/24 s. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek, nihai hüküm (hüküm sonucu) hakkında usule uygun yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.