Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2013/22277 E.  ,  2013/29248 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, dava dilekçesi ile 19.08.2011 tarihinde sona erecek olan iş sözleşmesinin 18.03.2011 tarihinde feshedildiğini, bu nedenle bakiye süre ücreti, sözleşme tazminatı ve ikramiye alacaklarının ödenmesini istemiş, 08.08.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile ise davasını işe iade davası olarak ıslah ettiğini, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 18.03.2011 tarihinde feshedildiği ve davacının bu tarihte fesihten haberdar olduğu, davanın kanuni 1 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir.

Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.

Somut olayda; davalı işveren işyerinde avukat olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin 18.03.2011 tarihli fesih bildirimi ile 4857 Sayılı Kanunun 25/2-b bendi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözkonusu fesih bildirimin altına personel memuru ... ... isimli işçi tarafından “ilgili imzadan imtina etmiştir. Kendisine sözlü olarak tebliğ edildi” yazılmış, yazının altına 18.03.2011 tarihi atılarak imzalamıştır. Aynı mahiyetteki fakat işveren işçisinin imzadan imtina kaydının yer almadığı ve davacı tarafından sunulan bir diğer fesih bildirimi ise davacı tarafından “iş bu fesih bildirimini 21.03.2011 tarihinde tebellüğ ettim” yazılarak imzalanmıştır. Davanın tamamen ıslahında ıslah edilen davanın tarihinin ilk davanın açıldığı tarih olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 18.03.2011 tarihli fesih bildirimin davacıya aynı gün tebliğ edilmek istenip istenmediği ve davacının gerçekten tebellüğden imtina ... etmediğinin tespiti için, tutanak mümzi ... ... tanık olarak dinlenmeli ve tutanak içeriği kendisine sorularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
16.12.2013 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.20