(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13738 E. , 2009/6469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının damadı olduğunu,davalıya ait dairede oturduğunu, davalının tamir ettirip oturmalarını, kira vermemelerini söylemesi üzerine kiralanana değer kazandıracak imalatlar yaptığını, davalının oturdukları daire için aleyhlerine kira alacağı talebi ile icra takibi başlattığını, tevdi mahalli tayini ile davalıya kira bedelini gönderdiğini, aldığı tespit raporuna göre daireye 16750 YTL tutarında harcama yaptığını ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kiracısı olduğunu, onayı olmadan yaptığı imalat bedellerini isteyemeyeceği gibi, davacının halen dairede oturmakta olduğunu savunarak davanın reddini dilemişdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı bu davada davalıdan kiraladığı taşınmaz için yaptığı imalat ve tadilata ilişkin masraflarını talep etmektedir. Dosya kapsamından gerek dava ve gerekse karar tarihinde davacının taşınmazda kiracı olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki kiracı olduğu 2008/13738-2009/6469 taşınmazda imalat ve tadilattan dolayı masraf yapan kiracı şahıs, kiralananda bulunduğu sürece bu masrafları isteme hakkına sahip değildir. Davacıda dava tarihinde taşınmazda kiracı olarak bulunduğuna ve sözleşmenin de feshedildiği iddia edilmediğine göre eldeki dava için dava şartının oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek henüz dava şartı oluşmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2.Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.