Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/176
Karar No
K. 2008/1070
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/176 E.  ,  2008/1070 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, mülkiyetinde bulunan 6 parsel nolu taşınmaz üzerine davalı ile ortak bina yapmak konusunda anlaştıklarını, bina yapım işini kendisinin üstlendiğini, davalının güvence olarak tapu kaydının adına devredilmesini istediğini, tapuyu davalı adına devrettiğini, ortaklığa ilişkin noterde sözleşme düzenlediklerini, bina, demirbaş ve bahçe düzenleme işlerini yaptığını, davalının masraflara kısmen katılıp taşınmazı satma girişiminde bulunduğunu iddia ederek, sözleşme gereğince anlaşmazlık halinde yapılan masrafların ½ sini ödemeyi davalı kabul ettiğinden davalının ödediği 36000 YTL düşülerek 155.749,04 YTL nın yasal faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı 21.08.2002 tarihli sözleşme ile kendisine ait taşınmaz üzerine yapılacak işletme için beş yıl süreli gelir ortaklığı anlaşması yaptıklarını, üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak giderlere katılmayıp hesap ve bilgi vermediğini, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, akrabaları olan ... ...’nın da ortaklığa para ödeyerek katıldığını, davacının inşaata sermaye koymadan inşaatın takibini yaptığını, işletmenin üç yıllık gelirini paylaşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 146.275,12 YTL nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava adi ortaklık sözleşmesinden dolayı alacağın tahsiline ilişkindir. Davacı, davalı ile 21.08.2002 tarihinde noterde düzenledikleri ortaklık sözleşmesi gereğince kendisine ait 6 parsel nolu taşınmazı tapuda davalıya devrettiğini, taşınmaz üzerine yarı yarıya ortak olarak yapmaları gereken inşaatın masraflarına davalının tam olarak katılmayıp kısmi ödeme yaptığını, ortaklık gereği kendisine devredilen taşınmazın tapusunu davalının iade etmesi gerekirken taşınmazı üçüncü şahıslara satma girişiminde bulunduğunu iddia ederek, sözleşmede belirlenen şekilde taşınmaz üzerine yapılan masraflardan davalının ödeme yaptığı miktarı düşerek yarı bedelin davalıdan alınmasını istemiştir. Davacının tapu iptali ve tescil talebi bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve mahkemece verilen red kararı derecattan geçerek kesinleşmiştir. Dosyada toplanan delillerden, taşınmaz üzerine 75 öğrenci kapasiteli yurt binası yapılıp, bina ve bahçesinde gerekli tefrişat ve düzenlemelerin davacı tarafından yapılarak işletmeye açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde sözleşmeye göre işletmeye yaptığı masrafları talep ettiğinden, bu talep adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini de istediği anlamını taşımaktadır. 21.08.2002 tarihinde noterde düzenlenen ortaklık sözleşmesinde; sözleşme tarihinden itibaren beş yıl süre ile yapılmış ve yapılacak tüm masrafların ½ oranında yarı yarıya ortak olacakları, inşaat bitiminde veya bu tarihten sonraki herhangi bir zamanda aralarında ihtilaf vuku bulacak olursa olduğu tarihten itibaren tesbit ettirilecek bilirkişi raporuna göre hissesine düşen miktarı ödemeyi karşılıklı olarak kabul etmişlerdir. Sözleşme içeriğinden ve tarafların beyanlarından aralarında yapılacak işletmenin işletimine de ortak oldukları anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle adi ortaklığın mahkemece tasfiyesinin yaptırılması gerekir. Sadece bina, demirbaş ve bahçe için yapılan harcamalarının yarı yarıya paylaştırılması ortaklığın tamamen tasfiye edildiği anlamına gelmez. İşletmenin kar ve zararının da hesaplanarak tam tasfiyenin yapılması gerekir. Sözleşme, tarafların beyanları ve dosya kapsamındaki delillerden davacının idareci ortak olduğu anlaşıldığından, davacı idareci ortaktan, ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesap konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde, varsa taraf delilleri toplandıktan sonra, ortaklığın sermayesi ve işletmenin davacı tarafından açılıp işletildiği süre, ... durumu ve benzer işletmelerin, gelir giderleri nazara alınmak suretiyle bilirkişi aracılığı ile kar ve zarar hesabı ortaya çıkarılmalıdır. Adi ortaklığın belirlenecek toplam sermaye değerinden öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli, taraflara yapılan ödemeler düşülmeli ve kalan taraflar arasında hisseleri oranında paylaştırılarak B.K.538 ve devamı maddeleri hükmüne göre ortaklığın mahkemece tasfiyesi bizzat yapılmalıdır. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 550.00 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.