(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3157 E. , 2009/8724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, vekili olarak görev yapan davalı avukatın boşanma davası sonucunda lehine hükmedilen nafaka ve tazminat alacakları ile ilgili icra takibi başlattığını,davalı avukatın icra dosyasına yatırılan nafaka ve tazminat alacakları ile ilgili paraları uhdesine alarak tarafına ödeme yapmadığını, davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı ,davacının avukatı olarak boşanma davası sonucunda lehine karar verilin nafaka ve tazminat alacakları ile ilgili icra takibi dosyasında 9890,00 YTL tahsil ettiğinin doğru olduğunu,takip ettiği boşanma ve icra takip dosyaları ile ilgili vekalet ücreti alacağının davacı tarafından ödenmediğini,davacı ile aralarında 7.04.2005 tarihli ibraname imzalandığını,bu ibraname uyarınca davalının kendisini ibra ettiğini ,davacıya borcu olmadığı gibi davacı adına takip ettiğj dosyalardan doğan vekalet ücreti alacağının da kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece ,1510,88 YTL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından verilen 7.04.2005 tarihli ibraname içeriğine göre ,davalının davacı vekili olarak yürüttüğü dava ve icra takip dosyalarından 2100 YTL vekalet ücreti alacağı olduğu davalının davacıya tahsil edilen alacaklardan 8000 YTL ödeme yaptığı ihtilafsızdır.Yapılan bilirkişi incelemesine göre davalının davacının vekili olarak 9890 YTL tahsil ettiği belirlenmiştir.Bu durumda davalı uhdesinde 1890 YTL kalmış olup davalının 2100 YTL vekalet ücreti alacağı olduğu 7.04.2005 tarihli ibraname başlıklı belgeye göre anlaşılmış olup ,dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcu bulunmamaktadır.Mahkemece bu yön göz ardı edilerek ,davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.