2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/9705 E. , 2013/23321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çayeli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :19.2.2013
NUMARASI :Esas no:2010/141 Karar no:2013/35
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; kocanın boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı ve manevi tazminatın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kadının eşine sürekli hakaretine karşılık; davacı-davalı kocanın da eşine birden fazla şiddet uyguladığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı (koca) daha fazla kusurludur. Gelişen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin devamında taraflar bakımından bir yarar kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının davacı-davalı kocanın kabul edilen davası yönünden gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değilse de; verilen boşanma kararı yukarıdaki sebeple sonucu bakımından doğru olduğundan, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddi ile davacı-davalı kocanın boşanma davasında boşanmaya ilişkin hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK.md.438/son) ve davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.