Esas No
E. 2013/14339
Karar No
K. 2013/27606
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

2. Hukuk Dairesi         2013/14339 E.  ,  2013/27606 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Taşköprü Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

TARİHİ :25.01.2013

NUMARASI :Esas no:2012/7 Karar no:2013/20

Taraflar arasındaki "tedbir nafakası" ve "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; nafakanın miktarı ile kocanın kabul edilen boşanma davası yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kadının kabul edilen nafaka davası ile boşanma davasında kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2.Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davalı-davacı kocanın boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; tarafların birlikte yaşadıkları ondokuz yıl boyunca, kocanın geceleri altını ıslatma rahatsızlığını tedavi tedavi ettirmediği, davacı-davalı kadının sürekli olarak kocasının temizliğini yaptığı anlaşılmaktadır. Açıklanan koşullarda yaşamak durumunda kalan davacı-davalı kadının, kocanın bu rahatsızlığa yönelik mahkemece hakaret kabul edilen sözleri, bir tepki davranışı olarak değerlendirilmelidir. Davalı-davacı koca ise, eşinin tedavi olması yolundaki ısrarlı taleplerini yerine getirmemek suretiyle, oluşan geçimsizlikte tamamen kusurlu kabul edilmelidir.

Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davacı-davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davacı-davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple boşanma davasının kabulü yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan tarafların temyizine konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın F ... yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının H...'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.26.11.2013(Salı)

KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, boşanma davasıyla ilgili mahkemece ulaşılan sonuç doğru olup, davacı-davalı (kadın)'ın bu yöne ve diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, davalı-davacı (koca)'nın da kadının nafaka davasına ilişkin temyiz itirazları yersiz olup, bu yönlerden hükmün onanmasına karar verilmeli, kocanın boşanmanın fer'ilerine ilişkin temyiz itirazları incelenmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun ikinci bentteki bozma kararına katılmıyoruz.  

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.