Esas No
E. 2021/18317
Karar No
K. 2021/11490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/18317 E.  ,  2021/11490 K.

"İçtihat Metni"İlk derece mahkemesi : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi

İtirazla ilgili mahkeme kararı : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.01.2019 tarih ve 2019/53 - 2019/105 sayılı kararı İtirazla ilgili hüküm : Temyiz dilekçelerinin temyiz sebeplerini içermediği anlaşılmakla; temyiz isteminin

CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma I- İTİRAZ KONUSU: Dairenin 23.06.2021 tarih, 2019/5551 esas ve 2020/4682 sayılı kararı ile, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarih, 2021/142473 sayılı yazısı ile Dairenin 23.06.2021 tarih, 2019/5551 esas ve 2020/4682 sayılı kararının kaldırılarak, istinaf mahkemesi ilamının düzeliterek onanması hususunda CMK'nın 302. maddesi uyarınca itirazda bulunulmuştur. II- İTİRAZ NEDENLERİ:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarih, 2021/142473 sayılı yazısı ile ilgili kısmında belirtildiği şekli ile;

Sanık müdafii tarafından sunulan ve UYAP'ta ilk derece mahkemesi dosyasına "Şahsın tutuklama kararına itiraz talebi" olarak kaydedilen, 25.10.2019 tarihli infazın durdurulması ve hükmün temyizine dair temyiz sebebi bulunmayan ana dilekçenin eki olarak gösterilen ve e-imzalı şekilde eklenen aynı tarihli temyiz dilekçesinin, temyiz sebebi içermesi nedeniyle temyiz isteminin reddine dair Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Temyiz isteminin reddi" kararının kaldırılması, esastan temyiz incelemesi sonrasında, örgüt mensubu olması nedeniyle verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, karar yerinde uygulama maddesi olarak sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, hükmün CMK'nın 302. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,

CMK'nın 303. maddesi uyarınca, tekerrür uygulamasına dair hüküm fıkrasındaki "delaletiyle 58/6-7 maddesi" ve "uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7 maddesi ve 5275 sayılı kanunun 108/4 maddesi gereğince" ibarelerinin çıkarılarak, "rejiminin" ibaresinden sonra gelecek şekilde "ve" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi şeklinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. III- İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ:

Bölge adliye mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükmün, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde sanık ve müdafii tarafından temyiz talebinde bulunulduğu, 25.10.2019 tarihinde sanık müdafii tarafından sunulan, hükmün temyizine dair temyiz sebebi bulunmayan dilekçenin eki olarak gösterilen temyiz dilekçesinin gerekçe içerdiği görülmüş olduğundan;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmiştir. IV- SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,

2.Dairenin 23.06.2021 tarih, 2019/5551 esas ve 2020/4682 sayılı ilamının diğer bölümleri mahfuz kalmak üzere sanık hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,

3.Bölge adliye mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükmün, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanığın ByLock kullandığınailişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun beklenmemesi sonuca etkili görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Anayasanın 138/1. maddesi hükmü,

TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi bağlamında, özellikle veri inceleme raporu içeriğine göre örgütteki konumu (EAV), kaldığı süre, faaliyetlerinin mahiyet ve yoğunluğu, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 08.06.2020 tarih, 2019/12181 E. 2020/2904 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).

TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK'nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı dosya kapsamına uygun olarak kabul edilen sanık hakkında, yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek belirlenen cezadan TCK'nın 221/4-2. cümlesi gereğince, hakkaniyete uygun adil bir indirim yapılması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan yetersiz gerekçe ile "kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunduğunun" kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

3.Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 58/6-7 maddesinin de uygulanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mevcut delil durumuna ve müsnet suçun niteliğine göre sanığın tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.