16. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından harcı eksik yatırdığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında müvekkili nezdinde borçları bulunan bir kısım şirketlerin borçlarının ödenmesi konusunda garanti sözleşmesi imzalandığını buna göre .... Ltd. Şti ile ....A.Ş'nin müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile bu firmalar arasında imzalanan Faktoring sözleşmeleri nedeniyle bu firmaların müvekkiline borçlarının bulunduğunu, bu süreçte müvekkiline intikal eden ve davacının keşide ettiği bir kısım çeklerden davacı yetkilisi ...'na (...'nun aynı zamanda...-Ltd. Şti ile ....A.Ş'nin bir dönem hissedarı olup aynı zamanda yönetici olarak çalıştığını) ulaşıldığını ve müvekkilinin... ve ... şirketlerinden doğan alacaklarını yapılandırılması konusunda davacı ile mutabakata varıldığını ve söz konusu borçlara davacı şirketin ve şirketin yetkilisi ...'un garantör olması konusunda 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte... şirketinin borcunun 595.231,00 TL , ...'ın borcunun 263.702,00 TL olarak tespit edildiğini ve toplamda 858.933,00 TL borcun aylık %1.25 faiziyle ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin garanti verenin yükümlülüğü başlıklı maddesi uyarınca söz konusu borcun "senetlerin, garanti veren ile akdedilecek faktoring sözleşmesi çerçevesinde garanti alana ciro edilmesi suretiyle yapılacağı, ... Söz konusu senetlerin tahsil edilmesi halinde garanti verene herhangi bir ödeme yapılmayacağı... Tahsil edilen bedellerin mutabakata varılan borçtan mahsup edileceği " belirtildiğini, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yaklaşık 400 civarında senedin müvekkiline dayanak faturalar ile birlikte teslim edildiğini, müvekkilince yapılan değerlendirme neticesinde senetlerin tahsil kabiliyetlerinin zayıf bulunduğu, vadelerinin uzun olduğu, genelde kira alacağı için tanzim edildiği, bunun üzerine davacı şirket yetkilileri ile görüştüklerini, söz konusu senetler yerine 90-120 gün ortalama vadeli başkaca çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, davacı şirketin nakit ihtiyacının bulunduğunu bildirmesi üzerine çeklere ilişkin olarak 08/03/2010 tarihinde 100.000,00 TL , 09/03/2010 tarihinde ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL davacı şirkete ödeme yaptıklarını, taraflar arasında imzalanan garanti sözleşmesi gereğince 858.933,00 TL borca garantör olduğunu, garantör olunan borç nedeniyle müvekkiline toplam 1.135.812,36 TL bedelli 407 adet senet temlik edildiğini, söz konusu senetlerden 264.593,73 TL bedelli 99 adedinin tahsil edildiğini aynı şekilde davacı şirketten 592.060,00 TL bedelli 15 adet çek temlik alındığını bu çeklerden 200.000,00 TL'sinin davacıya para olarak ödendiğini, söz konusu çeklerin 10 tanesinin 279.460,00 olarak tahsil edildiğini, halen davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, tahsil edilen senet ve çek bedellerini garanti sözleşmesi kapsamında borca mahsup edildiğini belirterek davanın reddini karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/09/2020 tarihli, 2016/143 E.-2020/376K. Sayılı kararı ile; "...BDDK'ya yapılan şikayet dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı şirket yetkilisi ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden davacı şirket vekilince yapılan şikayet dilekçesinde açıkça garanti sözleşmesinden bahsedilerek dilekçe ekine de eklendiği anlaşıldığından, garanti sözleşmesinin geçerli olduğu sonucuna varılarak en son bilirkişi heyetince yapılan incelemeye göre davacının davalıya garanti sözleşmesi kapsamında 312.875,59 TL, faktoring sözleşmesi kapsamında ise 73.321,00 TL borcunun bulunduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup ayrıca garanti sözleşmesi incelendiğinde garanti edilen borç toplamı bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 858.933,00 TL olup, garanti sözleşmesinin konu başlıklı maddesinde bu miktara garanti sözleşmesinin imzalandığı 04/03/2010 tarihinden itibaren aylık %1,25 (yıllık %15) faiz oranı uygulanacağından garanti edilen miktara yıllık %15 faiz uygulandığında alacak miktarının çok daha fazla olduğu ayrıca alınan çek ve senetlerden hangisinin tahsille sonuçlanacağı belli olmadığından tüm bu nedenler dikkate alınarak davacının davasının aşağıdaki şekilde reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap