(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8335 E. , 2009/12163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmazı şifai kira sözleşmesi ile 13.1.2004 tarihinde kiraladığını, sözleşmeye güvenerek kiralananda tadilatlar yapılması için üçüncü kişiye vermiş olduğu kaporo ve reklam amacıyla bastırdığı el ilanları ile kartvizitler nedeniyle harcamalarda bulunduğunu, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak söz konusu taşınmazı dava dışı ... Bankasına kiralaması nedeniyle maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 24.250 YTL maddi, 2.000 YTL de manevi tazminatın, zarar tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile yazılı veya şifai herhangi bir kira sözleşmesi yapmadığı gibi, bu konuda üçüncü bir kişiye de yetki vermediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu harcamalar nedeniyle 1.250 YTL maddi tazminatın dava tarihinden, 2.000 manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Davacı, davalıya ait taşınmazı şifai kira sözleşmesi ile kiraladığını, ancak kiralayanın edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, bu nedenle uğradığı zararın tahsilini talep etmiş olup, davada akdi ilişkiye dayanmış, davalı ise davacı ile aralarında herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar 2009/8335-12163 etmiştir. Bu durumda akdi ilişkiyi ispat yükümlülüğü davacıya aittir. HUMK’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalı ile arasında akdi ilişki olduğunu yasal delillerle ispat edememiştir. Miktar itibariyle davanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından, dinlenen tanık beyanlarına da değer izafe edilemez. Davacının dava dilekçesinde ve delil listesinde “yemin” deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.