Esas No
E. 2013/13954
Karar No
K. 2013/27755
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2013/13954 E.  ,  2013/27755 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ortaca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

TARİHİ :14.11.2012

NUMARASI :Esas no:2012/372 Karar no:2012/377

Taraflar arasındaki "çocukla kişisel ilişki tesisi" ve "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen manevi tazminat ve nafakalar ile velayet yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; davacı-davalı kocanın davasının kabulü, maddi tazminat ve alacak taleplerinin reddi, yararına hükmedilen manevi tazminat ve nafaka miktarları, aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri ile şahsi ilişki tesisi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. c-Davalı-davacı kadının, eşya alacağı ile ilgili isteği boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, nispi harca tabi bağımsız bir taleptir. Alınan başvurma harcı dava dilekçesindeki tüm istekleri kapsadığından ev eşyalarına yönelik bir alacak davası açılmıştır. Bu talebe ilişkin ayrıca nispi harcın alınması gerekir. Bu nedenle davalı-davacıya talep ettiği eşyaların değe güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. c-Davalı-daerlerini açıklattırıp (HMK.md.31) bu talep yönünden nispi peşin harcı tamamlanması için süre verilmesi (Harçlar Kanunu md.30-32), harcın tamamlanması halinde davalın esasına girilerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, tamamlanmaması halinde ise, anılan Kanunun 30. maddesinde gösterilen usulde işlem yapılması gerekir. Bu husus nazara alınmadan eşyaya ilişkin talebin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. d-Kadının ziynet eşyalarına ilişkin alacak davasında; davalı-davacı kadın, "koca tarafından ziynetlerinin elinden alınarak bozdurulduğunu" iddia etmiş, davalı cevabında "ziynetleri bozdurduğunu ancak eşinin kardeşinin tazminat borcunu ödemekte kullanıldığını" savunmuştur.

Davacı-davalı koca bu cevabıyla ziynetlerle ilgili ispat yükünü üzerine almıştır. Koca bozdurulan ziynetlerin bedelini eşinin isteğiyle onun kardeşine veridiğini gösterdiği delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda; mahkemece ziynet eşyalarıyla ilgili olarak, ziynetlerin dava tarihi itibariyle bedellerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken; bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş bozmayı gerektirmiştir. e-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk 2004 doğumlu B. ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

2.Davacı-davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Kadının özel bir firmada işçi olarak çalıştığı düzenli ve yeterli gelir sağladığı anlaşılmaktadır. Kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceğinden söz edilemez.. Bu yöne ilişkin Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulu oluşmamıştır. O halde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1/b), (1/c), (1/d), ve (e) bentlerinde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın yararına, (2/b) bendinde gösterilen sebeple de davacı-davalı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1/a) ve (2/a) bentlerinde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.11.2013(Salı)

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.