(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15446 E. , 2008/4866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 21.4.1987 tarihinde harici satış sözleşmesi ile 500.000 TL karşılığında satın almış olduğu taşınmazın, tapuda yapılan resmi satışla üçüncü bir kişiye satıldığını, taşınmazı satın alan kişinin aleyhine açmış olduğu davada da, taşınmaza müdahalesinin men’ine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 21.4.1987 tarihinde ... olduğu 500.000 TL’nin ödendiği tarihteki alım gücüne ulaştırılarak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava değerine göre davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davacının, 20 yıla yakın bir süre ile taşınmazı kullanmış olması nedeniyle herhangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle görev, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, HUMK’nun 8. maddesine göre dava değeri itibariyle davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu kabul edilerek, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli Terme Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde, HUMK’nun 4. maddesi gereğince mahkemenin görevi, dava konusu yapılan kısmi alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenmelidir. Nitekim kısmi davada, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek tüm alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur. Dava konusu olayda davacı, davalıdan haricen satın almış olduğu taşınmaz nedeniyle 21.4.1987 tarihinde ödediği 500.000 TL’nin, ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılarak tahsilini talep etmiş olup, dava değerini de, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 5.200,00 YTL olarak açıklamıştır. O halde davanın, bir kısmi dava şeklinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, tüm alacak miktarı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadığından, bu durumda mahkemece davacıya, fazlaya ilişkin saklı tuttuğu alacak miktarı açıklattırılarak, HUMK’nun 4. maddesi gereğince, alacağın tamamına göre mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, sadece kısmi dava miktarı esas alınarak, davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.