(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3555 E. , 2008/4870 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan, inşa edilmekte olan apartmanın 3. kat (8) no’lu dairesini, 2.2.2000 tarihinde satın aldığını, 29.2.2000 tarihli sözleşme ile de, söz konusu satışa ilişkin taahhütün yerine getirmemesi halinde, davalıya ait başka bir yerdeki dükkanın, teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığını, tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının inşaatı tamamlayarak daireyi teslim edemediğini, ancak 29.2.2000 tarihli sözleşmede bahsi geçen dükkanın mülkiyetini devrettiğini, ne var ki satın aldığı dairenin rayiç değeri 150.000,00 YTL iken, devredilen dükkanın rayiç değerinin ise 30-35.000,00 YTL civarında olduğunu, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 YTL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülebilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunması gereklidir. Dava konusu olayda davacının, davalı tarafından inşa edilmekte olan apartmanın bağımsız bir bölümünü, 2.2.2000 tarihli haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile satın aldığı anlaşılmaktadır. Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. Ancak müteahhitin, arsa sahibi ile imzalamış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine düşen daireleri, resmi olmayan ancak yazılı bir sözleşme ile üçüncü kişiye satması halinde ise, alacağın temliki söz konusu olduğundan, buna göre yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin de geçerli olduğu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmektedir. Dava konusu olayda ise, üzerine bina inşa edilen taşınmazın tapu kaydının davalı adına olup olmadığı, tapu davalı adına kayıtlı değilse, davalı müteahhitle dava dışı arsa sahibi arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mevcut olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davada tüketici mahkemesinin görevli olup olmadığına karar verilebilmesi için, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi zorunlu olduğundan, mahkemece, satışa konu olan bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazın tapu kaydı incelenerek, tapu kaydının davalı adına olmadığının tespiti halinde ise söz konusu taşınmaz nedeniyle davalı tarafından imzalanmış kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mevcut olup olmadığı, mevcutsa satış konusu dairenin, inşaat sözleşmesinde müteahhite düşen yerlerden olup olmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre ve sözleşmenin geçerli olup olmadığının kesin olarak belirlenmesinden sonra mahkemenin görevli olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.