(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/135 E. , 2008/6234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, ... Merkez ... köyünde kain 539,983,984 parsel sayılı taşınmazların 2924 sayılı kanun gereğince yapılan hak sahipliği tespiti ile hak sahibi olarak belirlendiğini, davalı tarafından belirlenen rayiç bedellerin indirilmesi için dava açtığını, davanın devamı sırasında rayiç bedeli ödediğini, bedel indirim davasının lehine sonuçlandığını, fazla ödediği bedelin faizi ile tahsili için başlattığı icra takibine, vaki faize yönelik itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Davaya konu icra takibinde itiraz edilmeyerek kesinleşen asıl alacak olan 39.915,20 YTL’nin sebepsiz zenginleşilen 21.3.2000 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 113.734,80 YTL faizinin takip giderleriyle davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere borçlu davalının ...
3.İcra Müdürlüğünün 2006/15532 esas sayılı takip dosyasındaki İtirazın iptaline, takibin belirtilen şekilde devamına,faize faiz yürütülmesini amaçlayan fazla talebin reddine, koşulları oluşmadığından davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra-İnkar tazminatı, aleyhinde icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka; alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.