1. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.01.2021 tarihli rapora göre, mağdur ...'ın ileri derecede zeka geriliği nedeniyle beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığının tespit edildiği ve yine Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli kararı ile mağdurun akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak, kendisine kardeşi Bilgin'in vasi olarak atandığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.10.2017 tarih ve 2014/14-599 Esas - 2017/431 sayılı kararında belirtildiği üzere, suçun mağduru olan kişi ayırt etme gücüne sahip değil ise katılma ile ilgili kendisinin iradesinin önemi bulunmayıp böyle bir hâlde, katılma konusundaki haklarını onun yerine kanuni temsilcisinin kullanabileceği, mağdurun şikayet hakkını kullanacak fiil ehliyetine sahip olmadığı durumlarda, mağdura karşı işlenen suçlarda, şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle, mağdurun bu hakkını yasal temsilcisi olan velisi ya da vasisi aracılığıyla kullanabileceği, baroca atanan vekilin kanun yoluna başvurma yetkisi kazanmasının, mağdurun kanuni temsilcisinin katılma yönündeki iradesine bağlı olduğu, mağdurun vasisinin 19.02.2020 tarihli duruşmada alınan beyanında sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde katılan sıfatını almayan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 26.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın