(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9427 E. , 2009/15457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı, davalının avukat olduğunu, kendisinin vekili olarak ... 4.... Mahkemesinin 2006/180 esas sayılı dosya ile işe iade davası açıp kazandığını, kararın 16.04.2007 tarihinde onandığını, onama kararının 31.05.2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının kendisine 06.06.2007 tarihinde tebliğ edildiğini bildirdiğini, kendisini yanıltması nedeniyle ... Kanunu uyarınca işe iade başvurusu için öngörülen 10 günlük süreyi kaçırdığını, tazminat da alamayarak zarara uğradığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.226,80YTL zararının faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsilini istemiştir. Davalı-karşı davacı, vekil olarak görevini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında, davacının kendisini haksız olarak azlettiğini, Baroya şikayet ettiğini, haksız olarak işbu davayı açtığını,bu nedenle manevi olarak büyük elem duyduğunu ileri sürerek,6.000YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne,3.000YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir .
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle 2009/9427-15457 yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, Baroya şikayette bulunduğunu ve haksız olarak işbu davayı açtığını öne sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talep kısmen kabul edilmiştir. Yargıtay'ın öteden beri uygulamakta olduğu ve istikrar kazanan kararları uyarınca azil, dava açılması ve şikayetlerin bu hakları kullanan kişiler yönünden, anayasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi kapsamında manevi kişilik haklarının ihlali niteliğinde sayılamayacağından mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.