2. Hukuk Dairesi
KARŞI OY YAZISI Davalı, kendisi hakkında 2828 sayılı Yasaya göre alınan koruma kararının, mahkemece on sekiz yaşını bitirmeden önce kaldırıldığını, kararın yasal temsilcisine (veli ya da vasisine) husumet yöneltilmeden davacı kurumun başvurusu üzerine "hasımsız" olarak alındığını ileri sürerek, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin kararın bozulmasını istemektedir. Davalı hakkındaki 8.9.1999 tarihinde verilen koruma kararının, davacı kurumun başvurusu üzerine Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesince evrak üzerine yapılan inceleme sonucu, ergin olmadan önce 27.10.2000 tarihinde 2828 sayılı Yasanın 24'ncü maddesi gereğince kaldırıldığı doğrudur. Bu karar, "hasımsız" alındığı için, temyiz eden bakımından kesin hüküm teşkil etmez ve temyiz edeni bağlayıcı olmaz. Davalının, bu hükmü temyiz etmekle elde etmek istediği sonuç, kamu kurumlarına kurum vasıtasıyla iş başvurusunda bulunma imkanından yararlanmaktır. Çünkü, korunmaya muhtaç çocukların 2828 sayılı Kanuna 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde hükmünden yararlanabilmeleri için, reşit olana kadar kurumda bakılmış ve koruma altında kalmış olmaları zorunludur. Davalı, "Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük" hükümlerine göre, reşit olana kadar kurumda kaldığını belgelendirememesi halinde, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. (Tüzük m. 7) Başka bir ifade ile davacı, temyizle elde etmek istediği sonucu, tespit davası açmak suretiyle elde etme imkanına sahiptir. Bu bakımdan davalının, 2000 yılında verilmiş olan bir kararı, aradan on üç yıl geçtikten sonra temyiz etmekte korunmaya değer hukuki bir yararı bulunmamaktadır. Temyiz talebinin açıklanan sebeple reddine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. KARŞI OY YAZISI Dava, 2828 sayılı Kanuna göre verilen koruma kararının kaldırılmasına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevin Belirlenmesi ve Niteliği” başlıklı 1. maddesine göre “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir”. Bir davaya hangi mahkeme tarafından bakılacağına ilişkin düzenlemelere görev denir. 2828 sayılı Kanuna göre verilecek koruma veya bu kanuna göre verilen koruma kararlarına hangi mahkemede bakılacağına dair Hukuk Muhakemeleri Kanununun da özel bir düzenleme yoktur. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 6 maddesine göre 2828 sayılı Kanun gereğince alınacak tedbirlerde aile mahkemeleri görevlidir. Ancak 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2. maddesi de, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Dolayısı ile koruma ve korumanın kaldırılmasına ilişkin taleplere aile mahkemesi kurulan yerlerde bu özel düzenleme sebebiyle aile mahkemesi, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemelerinde bakılacaktır. Davanın görüldüğü yerde hüküm tarihi itibariyle aile mahkemesi kurulmamıştır. Bu sebeple dava 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2. maddesine uygun olarak bu Kanun hükümleri de uygulanarak görevli asliye hukuk mahkemesinde görülerek karara bağlanmıştır. Kanunda aile mahkemesi kurulmayan yerlerde aile mahkemesinin görev alanına giren davalara “aile mahkemesi sıfatıyla” bakılacağına dair bir düzenleme yoktur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. Maddesinin 2/a fıkrasına göre gerekçeli kararda “hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğinin” gösterilmesi gerekmektedir. Dava 4787 sayılı Kanunun 2. maddesine göre görevli mahkemede görülüp sonuçlandırılmış, ancak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. Maddesinin 2/a fıkrasına aykırı olarak davaya hangi sıfatla bakıldığı hükümde gösterilmemiştir. Hükümdeki bu eksiklik mahallinde düzeltilebilecek bir usul hatası olup yeniden yargılama yapılmasını da gerektirecek nitelikte değildir. Karar görev yönünden bozulsa bile davanın görevli başka bir mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyecek, dava aynı mahkemede bakılıp sonuçlandırılacak, gerekçeli kararın başlığına davaya “aile mahkemesi sıfatıyla” bakıldığı yazılacak, yani Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesindeki usul eksikliği giderilmiş olacaktır. Bu sebeplerle görevli asliye hukuk mahkemesinin bu davaya “aile mahkemesi sıfatıyla” baktığının karar başlığında gösterilmemiş olması usulü bir eksiklikten ibaret olup görevle bir ilgisi bulunmamaktadır. Öte yandan 07.11.1982 Tarihli ve 2709 Numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. Maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde “Herkesin, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde sonuçlandırılmasını isteyebileceği,” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 30. Maddesinde “Hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu” hüküm altına alınmıştır. Yakarıda belirtilen kurallar ilk derecede mahkemeleri olduğu gibi Yargıtayı' da bağlayıcı niteliktedir. Bu açıklamalar karşısında kararın görev yönünden bozulması eldeki dava için gereksiz gider yapılmasına ve davanın makul sürede sonuçlandırılmasına da engel olacak niteliktedir. Sonuç olarak dava aile mahkemesi kurulmayan yerde, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2. Maddesine uygun olarak görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek hükme bağlanmıştır. Bu sebeple davanın görevli mahkemede bakılıp sonuçlandırıldığı kabul edilerek temyize yönelik inceleme yapılması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun hükmün bu sebeple bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın