12. Ceza Dairesi

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında III. derece arkeolojik sit alanı içerisine izinsiz olarak tek katlı betonarme ev yaptığı iddiasıyla açılan kamu davası kapsamında; sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu evi kendisinin yaptırmadığını, 2013 yılından beri Suriye’de olduğunu yeni geldiğini, inşaatı eşi ...’in yaptırdığını, hatta kendisini buranın sit alanı olduğu yönünde uyardığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın eşi ...’in soruşturma aşamasında kollukta alınan beyanında, suça konu evi kendisinin yaptırdığını kabul ettiği, mahkemece suça konu yapının kime ait olduğunun araştırılması için kolluğa müzekkere yazıldığı, 12/03/2015 tarihli kolluk tutanağında suça konu inşaatın ...’e ait olduğunun belirtildiği, mahkemece bozma sonrası ...’in duruşmada tanık olarak dinlenildiği ve beyanında, dava konusu evi sanık Suriye'de iken yaptırdığını, açıkta kaldıkları için yaptırmak zorunda kaldığını beyan ettiği anlaşılmış ise de; Dairemizin 21/01/2021 tarih, 2017/7610 Esas, 2021/494 Karar nolu bozma ilamında, “Mahkemece öncelikle sanığın savunmasında belirttiği ...’in ve varsa olay hakkında bilgisi bulunan diğer kişilerin tanık olarak beyanına başvurularak suça konu inşaatı kimin yaptırdığı konusunda bilgi ve görgüsünün tespiti ile tanık ... hakkındaki suç duyurusunun akıbeti araştırılıp tanık hakkında dava açılması sağlanarak davaların birleştirilip kanıtlar tartışılarak sonucuna göre de sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği...” hususlarına değinilmesine rağmen, mahkemece yalnızca Zerife’nin tanık olarak dinlenildiği, Zerife hakkındaki suç duyurusunun akıbetinin sorulduğu, Harran Cumhuriyet Başsavcılığının cevabi yazısında ise, ... hakkında bahse konu suç ile ilgili herhangi bir suç duyurusunun olmadığının bildirildiği anlaşılmakla, mahkemece Zerife hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de suç duyurusunda bulunulmayarak ve bozma ilamı gereğinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap