(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2373 E. , 2008/7397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı ... ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle borcuna karşılık 18.10.2002 keşide tarihli ve 15.7.2003 vade tarihli 20.000.00 YTL bedelli senet düzenlendiğini,diğer davalının kefil olduğunu,takip yapıldığını,hacze gidildiğini,ancak aralarında 4.3.2004 tarihili protokol ile borcun yeniden belirlendiğini,davalının 6.500.00 YTL ödediğini,bakiye bedeli ödemediğini ileri sürerek 16.500.00 YTL'nin yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ...,protokol ile belirlenen borcun tamamının ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiş,diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 16.6.2004 tarihli belgedir başlıklı belge fotokopisinde, açıklama kısmında" borçlu ... ... bu takibe konu borcunun 7.800.000.000 TL'sini tarafıma ödemiştir." ibaresinin bulunduğu ve altınında alacaklı avukatı tarafından imzalandığı görülmektedir. Her ne kadar yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların ve delillerin temyiz aşamasında ileri sürülmesi kural olarak mümkün değil ise de borcu söndüren (ortadan kaldıran) belge ve delillerin sunulması mümkündür. Davalı tarafından temyiz aşamasında verilen 16.6.2004 tarihli belgede yer aldığı şekilde, davalıdan borcuna karşılık 7.800.000.000 TL alındığının sabit olması halinde,davalının 4.3.2004 tarihli belgede düzenlenen şekilde borcu olmayacağı ve davacının bu belgeye dayalı olarak talepte bulunamayacağı anlaşıldığından ve bu durum borcu ortadan kaldıran bir husus olduğu için dikkate alınması zorunludur. Bu itibarla mahkemece davacıdan bu belgeye karşı diyecekleri sorulup, davalıdan bu belge ile başkaca delili var ise bu delillerde alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.