8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6896
- Karar No
- 2022/8916
- Karar Tarihi
- 08.11.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2022/6896 E. , 2022/8916 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ...
10.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz etmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesinde 2924 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, ...., Mahallesi çalışma alanında bulunan 3983 ve 4144 parsel sayılı 3.552,00 ve 2.479,00 yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, taşınmazların 1977 yılından itibaren ...., oğlu ...'un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 1999 yılında yapılan imar uygulaması ile bir kısmının ifraz ve tevhidi neticesi 1809 ada 10 parsel sayılı 371,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz oluşturulmuş ve bu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazların 1977 yılından itibaren Ramazan oğlu ...'un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tescil edilmiş ve bilahare 2015 yılında yapılan güncelleme çalışmasında taşınmazın kullanıcısı aynen korunmuştur. Davacı ... ve arkadaşları, taşınmazı müşterek murisleri ...'in satın aldığını ve taşınmazın kendi fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmaz üzerinde adlarına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece 22.02.2018 tarih ve 2016/18 Esas, 2018/603402 Karar sayılı hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarih ve 2018/373 Esas, 2018/459 Karar sayılı kararıyla özetle; "dava dilekçesinin açıklaması yaptırılarak davacıların isteminin ... adına mı yoksa dava açıldığı tarihte velayet altında bulundukları anlaşılan ...ve ... adınada mı istemde bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi, şayet istemin her üç mirasçı adına olduğu belirlendiği takdirde yargılama sırasında 18 yaşını ikmal eden ...ve ... yönünden yeni bir vekaletname ibrazının sağlanması, mümkün olmadığı takdirde davaya muvafakatlarının olup olmadığının saptanması, dava dilekçesindeki istemin 2015 yılında yapılan güncelleme çalışmasına itiraz mı yoksa 1993 yılında yapılan kadastro tesbiti ile belirlenen kullanım şerhine mi itiraz olduğu açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek kaldırılmış ve dosya mahkemesine iade edilmiştir.
Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi ilamından sonra yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 1809 ada 10 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "Bu parsel 1977 yılından bu yana Ramazan oğlu, ...'un kulanımındadır." şeklindeki şerhin iptaline, tapu sicilinin beyanlar hanesine "Bu parsel 29.01.1999 tarihinden itibaren ... mirasçıları ..., ... ve ...'in kullanımında olup üzerindeki ev bu kişilere aittir." şeklinde şerh konulmasına karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sonucu hükmen oluşan tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki kullanım şerhlerinin iptali ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi talebine yönelik olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından hüküm altına alınması gerekli vekalet ücreti, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücreti olmalıdır. Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalılar lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.