(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14454 E. , 2009/4697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kira bedelinin indirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 40 yılı aşkın süredir davalının kiracısı olduğunu, davalının kiralananda tadilat ve tamirat yapacağını, bundan sonra yine kendisine kiraya vereceğini söyleyerek kiralanandan tahliyesini sağladığını, tadilat ve tamirat yaptıktan sonra taahhüdüne uymadığını, ihaleye çıkardığını, 2006 yılı altı ay için 1260 YTL ödediği taşınmaz için bu kez on buçuk ay için 7980 YTL üzerinden sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, ayrıca ihale evraklarında ve kira sözleşmesinde 14,75 m2 olarak gösterilen kiralananın 6 m2 dahi gelmediğini,sözleşmenin hükümsüz olduğunu ileri sürerek 2006 yılı için ödediği kiranın enflasyon oranında artırılarak 15.7.2007-31.12.2007 dönemi için 7980 YTL olarak belirlenen kiranın 3.000 YTL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı yapılan restorasyon sonucunda davaya konu taşınmazı gezip gördüğüne dair belge imzaladığını, açık artırma sonucu kiraladığını,bir ay sonra kira tespiti isteyemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dairemizin emsal bozma ilamları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava kira bedelinin indirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 2008/14454-2009/4697 davanın reddine karar verildiğine göre AAÜT nin 9. maddesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi gereğidir.