(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/11875
- Karar No
- 2009/2500
- Karar Tarihi
- 26.02.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11875 E. , 2009/2500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti davalı ...’ya ait olan taşınmazda kat karşılığı inşaat yapmak üzere davalıların aralarında 10.07.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme gereğince davalı şirkete düşecek 2 nolu daireyi davalılardan satın aldığını, ancak dava dışı ... isimli kişinin bu daireyi davalı şirketten satın aldığından bahisle davalılar ve kendisi hakkında muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/61 esas 2003/299 karar sayılı ilamı ile tapunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verildiğini,bu kararın kesinleştiği tarih itibariyle taşınmazın rayiç değeri tutarında zarara uğradığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın keşif neticesi tespit edilecek tapu iptalinin kesinleştiği tarihteki rayiç değerinden ibaret uğradığı zarara karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 YTL tazminatın tapu kaydının iptalinin kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini dilemiş, diğer davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulü ile 15.000 YTL nin 20.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciye düşecek dairenin satışı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.Tapuda devir işleminin arsa sahibi tarafından yapılması satıcının yüklenici olduğu gerçeğini değiştirmez. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.