Esas No
E. 2007/8242
Karar No
K. 2008/2204
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

E. 2007/8242 K. 2008/2204 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/8242, K. 2008/2204, T. 18.02.2008
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8242
Karar No
2008/2204
Karar Tarihi
18.02.2008
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2007/8242 E.  ,  2008/2204 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile imzalanan 1.9.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince davalı vekili olarak Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine dava açtığını, hüküm altına alınan miktarın tahsili içinde ilamlı icra takibine girişdiğini, ne var ki, avukatlık ücreti ödemek istemeyen davalının bir başka avukata vekaletname verdiğini ve ilamın Isparta da icraya konulduğunu, icra takibi sonucu davalının 866.375.150.000 TL, dava dışı avukat ...’ın da bakiye bedeli icra dosyasından tahsil ettiğini, avukatlık ücret sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, 1.9.2000 tarihli sözleşmenin sonradan düzenlenen 1.2.2005 tarihli sözleşme ile geçersiz kılındığını, verilen kararın Yargıtay’ca bozulduğu için henüz vekalet ücreti alacağı doğmadığını, takibin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran davacı tarafından davalının verdiği vekaletnameye istinaden dava dışı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine dava açılarak sonuçlandırıldığı ve ilamın infazı için icra takibine girişildiği, ancak ilamın icrası için davacı tarafından takibe geçilmeden önce ve 2.9.2003 tarihinde davalının, davacının muvafakatını almadan bir başka avukata vekaletname verdiği, bu tarihten sonra davacının yetkisi sona erdiği için icra dosyasından dolayı ücret isteyemeyeceği taraflar arasındaki 1.9.2000 ve 1.2.2005 tarihli sözleşmede sadece başarı şartı dikkate alındığından ücret sözleşmelerinin geçersiz olup, vekalet ilişkisini haksız olarak sona erdiren davalının tarife gereğince avukatlık ücretinden sorumlu olduğu, peşin alınan 1000 Dolar karşılığı mahsup edildiğinde davacının 58.780.00 YTL alacaklı olduğu sonucuna varılarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dava avukatlık ücreti alacağına ilişkin olup, dosya kapsamından, davacı avukatın 1.9.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince dava dışı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1582 Esas sayısında görülen davayı açtığı 27.01.2003 tarihinde davanın kabulü ile 247.043.886.165 TL’nin faizi ile tahsiline karar verildiği, ancak kararın Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce temyiz edilmesi üzerine 1.10.2004 tarihinde bozulduğu ve mahkemenin 2004/485 Esas sayısına kaydedilen dava ile ilgili olarak mahkemece 24.03.2005 tarihli celsede bozmaya uyulmasına karar verildiği ve davanın halen derdest olduğu, davacının da hazır olduğu 24.03.2003 tarihli celsede Köy Hizmetleri vekili tarafından hüküm altına alınan paranın icra takibi sonucu ödendiği, ancak istirdadı için ayrı bir dava açıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu davasında açtığı davanın kabul ile sonuçlandığını, davalının kötüniyetli olarak hüküm altına alınan parayı bir başka avukata vekaletname vermek suretiyle Isparta’dan tahsil ettiğini ileri sürerek 1.9.2000 tarihli sözleşme gereğince avukatlık ücretini istemektedir. Hemen belirtmek gerekir ki 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 172. maddesi hükmü gereğince, ... sahibi ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder. Avukat bu süre içinde cevap vermezse muvafakat etmiş sayılır ve ilk avukatın muvafakat etmemesi halinde vekalet akdi kendiliğinden sona erer. ... sahibi muvafakat etmeyen avukata ücretinin tamamını ödemekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı davalının bir başka avukata vekaletname verdiğini 2.4.2005 tarihli celsede öğrendiği halde muvafakat vermediğini bildirmemiş davayı takibe devam etmiştir. Ayrıca davacı temyiz dilekçesinde dahi vekalet ilişkisinin devam ettiğini açıkça kabul etmiştir. Gerek davacının dayandığı 1.9.2000 tarihli gerekse bu sözleşmeyi değiştiren 1.2.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmelerinde ücretin davanın neticelenmesi ve paranın tahsili şartına bağlandığı açık ve belirgindir. Davacının takip edip sonuçlandırdığı dava Yargıtayca bozulduğuna göre bu aşamada avukatlık ücretinin istenmesi mümkün değildir. Davalının bir başka avukata vekaletname verdiğini öğrenen davacı Avukatlık Kanunun 172. maddesi gereğince çekilmediği için bozmadan önce hüküm altına alınan paranın tahsil edilmiş olması da sonuca etkili değildir. Her ne kadar yargılama sırasında davacı azil edilmiş ise de, her davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre neticelendirilmesi gerektiği gözetildiğinde mahkemece zamansız açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Avukatlık Kanunun 172. maddesi hükmüne aykırı olarak bir başka avukata vekaletname verilmesi ile sözleşme ilişkisinin kendiliğinden sona ereceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2.Bozma şekil ve sebebine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 1136 sayılı Avukatlık Kanunu K1136 md.172
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog