(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15780 E. , 2009/4758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ticari plakalı minibüs alması için davalıya 75.000,00 YTL verdiğini, davalının aracı almadığı gibi parasını da iade etmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine haksız itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, parayı aldığını, davacının talebi ile aracı kendi üzerine aldığını, davacıya istemesi halinde aracı üzerine devredebileceğini veya satarak parasını verebileceğini söylediği halde kabul etmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile BK 101/1 maddesi hükmüne göre mütemerrit olur. Davacı, yaptığı icra takibinden önce verilen araç bedelinin iadesi için davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmediğine göre, davalının icra takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu durumda davacının, icra takibinde istediği işlemiş faize hükmedilmemesi gerekirken takibe karar işlemiş faiz uygulaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3.Davacı, 75.000,00 YTL asıl alacak, 85.000,00 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 160.000,00 YTL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi uygulanmak suretiyle takip başlatmış olup, mahkemece, davalının itirazı üzerine “davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına ” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.