(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13983 E. , 2009/4806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı çay bahçesi olarak kullanmak üzere 8.9.1992 başlangıç tarihli 3 yıl süreli sözleşme ile yap işlet devret modeli ile kiraladığını ve 25.5.1993 tarihinde de işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldığını, davalının yapılan tesislerin yıktırılmasına ve tahliyeye ilişkin olarak aldığı 26.10.1999 tarihli encümen kararının idare mahkemesince iptal edilip, kesinleştiğini ancak bu aşamada tesislerin yıktırıldığını ileri sürerek, haksız yıkım nedeni ile ve işyerini çalıştıramadığından zarara uğradığını ileri sürerek, imalat bedeli 50.000 YTL. ile yeni yer kiralanması, ödenen kira bedeli , yapılan yeni inşaat ve kâr mahrumiyeti toplamından şimdilik 5.000 YTL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının kiralanan mecurun dışındaki kısmı da işgal ederek kullandığını, bu nedenle talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yıkım sırasında zayii olan malzemelerin değeri 1.465 YTL. nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının davalı ...’den yap ilet devret şeklinde yapılacak olan iki nolu çay bahçesi ve grubunu 3 yıl süreli sözleşme ile 8.9.1992 tarihinde kiraladığı ve 26.10.1999 2008/13983-2009/4806 tarihli encümen kararı ile kiralanan çay bahçesinin bulunduğu yer üzerinde peyzaj düzenlemesi yapılacağı gerekçesi ile yıkımına karar verildiği ve 1 aylık süre içinde tahliyesinin talep edildiği, davacının anılan encümen kararının iptaline ilişkin açtığı davada; İdare Mahkemesi’nce, İmar Kanunu gereğince durdurma ve mühürleme işlemi yapılmaksızın doğrudan yıkım kararı alınmasının mümkün olmadığı gibi, taşınmazda peyzaj düzenlemesi yapılacak olmasının da yıkım kararına dayanak teşkil etmeyeceği gerekçesi ile encümen kararının iptaline karar verildiği ve 6.7.2005 tarihinde onanarak kesinleştiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği ve yine haksız olarak yıkımın uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde, davacı ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesinin yıldan yıla yenilendiği, mahkemenin kabulünün aksine davacının fuzuli şagil olmayıp kiracı sıfatının yıkıma kadar devam ettiği de anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle haksız tahliye nedeni ile davacı kiracının dönem sonuna kadar uğrayacağı kâr kaybını talebe hakkı vardır. Ancak kâr kaybının belirlenmesinde, davacının aynı mahiyette bir ... kurmak için çaba göstermesi dolayısıyla oluşacak zararın azaltılması için çalışması Borçlar Kanununun 98/2 maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesi hükmü gereğidir. Mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacının benzer nitelikteki bir işi ne kadar zamanda kurabileceği araştırılarak, bu kadar süre için kar kaybı isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.