Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/7697
Karar No
K. 2008/14657
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/7697 E.  ,  2008/14657 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, aralarındaki taşınmaz satışı nedeniyle davalıya satış bedeline mahsuben 100.000 YTL ödemede bulunduğunu, ancak satıştan vazgeçtiğini, ödediği paranın iade edilmediğini, tahsili için yaptığı icra takibine de davalı borçlunan itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına kara verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.

SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında “davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine davacının tazminat talebi yönünden;“kabul edilen asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine “ söz ve rakamları yazılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.