(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8422 E. , 2008/14737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının 8.8.2005 tarihli fatura ile şirketten satın almış olduğu araca ilişkin satış bedelini ödemediğini, 48.402,00 YTL satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, Samsunspor Klübünün teknik direktörü olduğunu, adı geçen Klüple arasındaki sözlü anlaşma gereğince dava konusu aracın antrenörlük ücreti karşılığında Klüp tarafından satın alındığını, bu nedenle bedelinin de Klüpten talep edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının ödetilmesini talep etmiştir. Mahkemece, takip dayanağı olan faturanın, İcra İflas Kanununun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya satılan aracın, ödenmeyen satış bedelinin tahsili için takip başlatmış, davalı ise aracın davacı şirket tarafından kendisine teslim edildiğini, araç maliki olarak da kendisinin göründüğünü kabul etmekle beraber, aracın antrenörlük ücreti karşılığında dava dışı Samsunspor Klübü tarafından satın alındığını, satış bedelinden de adı geçen Klübün sorumlu olduğunu savunmuştur. Dava konusu aracın davalı adına kayıtlı olması, satış faturasının da davalı adına düzenlenmiş olması karşısında, aracın, “dava dışı Klüp tarafından antrenörlük ücreti olarak satın alındığına” ilişkin savunmanın, davalı tarafından yasal delillerle ispat edilmesi gereklidir. Başka bir ifade ile davada ispat yükü davacıya değil, davalıya aittir. Yine, davalının aracı teslim aldığını kabul etmiş olması nedeniyle, takip dayanağı faturanın mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde bulunmaması da, mahkemenin kabulünün aksine, davada ispat yükünün davacıya ait olduğunu göstermez. O halde mahkemece ispat yükü kendisinde olan davalıdan, savunması ile ilgili tüm delilleri sorularak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile ve ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.