(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/16174 E. , 2007/2395 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kaublüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 418 ada 7 parseldeki 3500 metrekarelik taşınmazı 16.9.1993 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile 250 000 Tl ödemek suretiyle davalılardan satın aldığını ancak tapuda adına devir yapılmadığını, açılan cebri tescil davasında taşınmazın mülkiyetinin iştirak halinde olduğu ve bütün iştirakçiler tarafından satımın yapılmamış olduğuna dayanılarak davanın reddedildiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutup taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olan 5 000 000 000 TL nin ,birleşen dava ile de 65 000 000 000 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, satımın geçersiz olduğunu ,ancak davacının verdiğini geri isteyebileceğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, dava konusu taşınmazda iştirak halinde malik olan davalılarla yapılan sözleşmenin bütün iştirakçilerin katılımı ile yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğuna ve davacının ancak verdiğini isteyebileceğine dayanılarak davanın kısmen kabulüne, 250 000 TL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 2006/16174 2007/2395
1.Davacı davalılarla yapılan noter satış vaadi sözleşmesi gereği devredilmeyen taşınmaz için ödediği bedele karşılık olarak taşınmazın dava tarihindeki değerinin tahsili talebiyle eldeki davayı açmış, davalılar iştirak halinde mülkiyet olduğundan ve sözleşmenin geçersiz olduğundan söz ederek davanın reddini dilemiş, mahkemece sözleşmenin geçersiz olduğuna dayanılarak ödenen 250.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında 16.9.1993 tarihli noter satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı ve davacı tarafından cebri tescil davasının açıldığı,bu davada satımın iştirak halindeki maliklerin tümü tarafından yapılmadığı ve satımın geçerli olmadığına dayanılarak davanın reddine karar verildiği , davacının temyizi sonucu kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesince ”iştirak halinde malik olan davalılarla yapılan sözleşmenin geçersiz olmadığı, sadece ifa olanağının bulunmadığı paylı mülkiyete geçilmesi halinde uygulanabilir olacağı” belirtilerek gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği tartışmasızdır. Kesinleşen mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi geçerlidir. Ancak bu sözleşme, taşınmazın mülkiyetinin iştirak halinde bulunması nedeniyle dava konusu taşınmazın tapuda davacıya devrini sağlamaya yetmemektedir.Hal böyle olunca davacı taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerini sözleşmede taraf ehliyeti bulunan davalılardan talep edebilir.Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit ettirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.