(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1083 E. , 2008/2631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 2.250, YTL Borç verdiğini, karşılığında 5.1.1999 vade tarihli senet aldığını, senet bedelinin ödenmediğini, senedi takibe koyduğunu, davalının senedin sahte olduğu iddiası ile şikayetçi olduğunu, hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açıldığını, bu davadan beraat ettiğini, bu sırada icra takibine devam edilmediğinden bononun zaman aşımına uğradığını ve İcra Tetkik Merciince takibin geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 2.250,00 YTL’nin 5.1.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, bono bedelini ... isimli ortak tanıdıkları vasıtasıyla ödediğini, davacının dava konusu bono yerine başka bir bono iade ettiğini , davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya verdiği borç para karşılığında aldığı bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek bono bedeli olan 2.250,00 YTL’nin tahsili istemi ile eldeki bu davayı açmıştır. Davalı savunmasında aldığı borç parayı ortak tanıdıkları ... vasıtasıyla ödediğini, davacıya borcu nedeni ile vermiş olduğu senet yerine davacının imza yeri yırtılmış başka bir senet verdiğini belirterek, davacının haksız fiiline dayanmıştır. Dosyaya davacı ve davalı tarafından sunulan senetlerin ikisinin de miktarının aynı olduğu, senetlerdeki yazıların davacı eli mahsulü olduğu ve davalının 2.250 YTl. dışında davacıya borcu olmadığı da tartışma konusu değildir. Davacının emniyeti suistimal ve dolandırıcılık suçundan yargılandığı davada dinlenen tanıklar davalıyı doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır. Davalı tarafından ibraz edilen senetteki yazılar davacı eli mahsulü olduğu, davacının “davalı tarafından senet imzalı getirildi üstünü ben doldurdum, imzadan şüphelendiğimden yanımda imza atmasını istediğimde davalıca senetteki imza bölümünü yırtıp cebine koydu, sonra yeni senet düzenledik” iddiası ise hayatın olağan akışına uygun değildir. Senedin pul ve imza kısmının yırtılması bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği gibi, her ne kadar senette davacının cirosu yok ise de, içeriği davacı alacaklı tarafından yazılmış senedin davalı borçlu elinde ve yırtılarak iptal edilmiş olması senet bedelinin borçlu (davalı) tarafından ödendiğini gösterir. Böyle olunca mahkemece, icra takibine konu edilen senedin bedelsiz kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.