1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın işçilik alacakları nedeniyle davalı ...A.Ş. ve davalı ...A.Ş. aleyhinde İstanbul ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece verilen ilamın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, icra emrinin her iki borçluya tebliğ edildiğini, dosya borcunun ödenmediğini, borçluların haklarında iflâs kararı verilmesi gerektiğini, işbu iflas davasının İİK m. 166/2'de öngörüldüğü şekilde ilanını, İİK m. 177/2 uyarınca hakkında iflas talep edilen şirket yetkililerinin mürafaya çağırılarak dinlenmesini, ilama rağmen işçilik alacaklarını ödemeyen ve çokça takibe maruz kalan borçlu şirketlerle ilgili İİK m. 159/1 uyarınca gerekli görülen muhafaza tedbirlerinin uygulanmasını, davanın kabulünü, ...Ticaret Siciline ... Sicil numarası ile kayıtlı ...-...Ltd. Şti.'nin, ...Ticaret Siciline... Sicil numarası ile kayıtlı...A.Ş.'nin, ... Ticaret Siciline ...Sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş.'nin kendilerine ayrı ayrı tebliğ edilen icra emrine rağmen borcu ödememiş olmaları karşısında her birinin İİK. m. 37 ve İİK. m. 177/1-4 uyarından iflasının açılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. İİK 177/2 maddesi uyarınca davalı şirket yetkilileri adına meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, İİK 178/2 maddesi uyarınca ilanların yapıldığı anlaşıldı. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, İİK 177/4. Maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, İstanbul... İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında ilama bağlanan alacağın icra emri ile istenilmesine rağmen ödenip ödenmediği, İİK 177/1-4 maddesi kapsamında iflas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmıştır. İİK‘nun 177. maddesinde, “Doğrudan Doğruya İflas Halleri“ üst başlığı altında, 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,”1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308. maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. İflas talebinin İİK'nın 177/son yollaması ile İİK'nın 166/2 fıkrası uyarınca ilan edildiği, iflas avansının yatırıldığı, İİK 177/4 gereği borçlu şirket yetkilileri adına davetiye tebliğ edildiği görülmüştür. İcra emrinin davalıya tebliğine rağmen borcun ödenmediği, İİK'nın 177/4. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak (alacak davasına ilişkin) kararın kesinleşmiş olmasının gerek olmadığı, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, şirket temsilcilerinin dinlenmek üzere çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, müdahil alacaklılarca borçlunun iflasını gerektiren bir hal bulunmadığının iddia ve ispat edilemediği anlaşıldığından davalının İİK'nın 177. maddesi gereği iflasına karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap