(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/8355 E. , 2007/13923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmazı 1.11.2000 başlangıç tarihli ve aylık 2500 dolar bedeli kira sözleşmesi ile kiraladığını, akabinde 2002 yılı Ocak ayından itibaren aylık kiranın 2000 dolar olarak ödenmesi hususunda şifaen anlaştıklarını, ancak davalıların 2003 Ocak ila 2005 Ekim ayları kira farkı olarak aylık 500 dolar üzerinden ve Kasım 2005 ayı kirası olarak da 2500 dolar üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalıların 5.11.2001 tarihinde imzaladıkları belgeye dayanarak aylık kiraları 2000 USD üzerinden ödediklerini davalıların ihtirazi kayıt koymaksızın bu kira bedellerini aldıklarını aralarında zımni sözleşme oluştuğunu, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında icra takibine konu edilen borcu ödediğinden istirdat davasına dönüşen davasının kabul edilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacının iddia ettiği gibi bir anlaşma olmadığını, sadece 1.1.2002 ila 1.1.2003 tarihleri arası geçerli olmak üzere aylık kiranın 2000 USD olarak ödenmesini kararlaştırdıklarını, diğer yıllar için aylık kiranın kira sözleşmesinde kararlaştırıldığı gibi 2500 USD olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın kabulü ile haksız ve kötüniyetli bulunduğu anlaşılan davalıların %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatı hükmedileceği İİK’nun 72/5 maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu durumda davalı aleyhine, inkar tazminatı hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalıların kötü niyetli olarak icra takibi yaptıkları kanıtlanamamıştır. Bu nedenle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.