3. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı... vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda 01.07.2010 tarihinde dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı...'ın işleteni olduğu ve davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan destek ... vefat etmiştir. Davacılar, desteğin eşi ve çocuğudur. Davalı ... A.Ş. ... plaka lı aracın ZMMS şirketi, davalı ... A.Ş. ise ... plakalı aracın birleşik tam kasko sigota şirketidir. Davacılar maddi tazminat taleplerini davalı..., ... ve ... A.Ş.'den talep ederken, manevi tazminat talebini davalı..., ... ve ... A.Ş.'den talep etmektedir.Öncelikle davalı ... A.Ş. vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi incelenmekle, gerek cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesinde gerekse ıslaha karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı defisine dayanılmadığından davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/409 Esas, 2013/462 Karar sayılı dosyası incelenmekle; davaya konu trafik kazası nedeniyle ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, ... hakkında TCK'nın 22/6 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın temyizen onanması suretiyle kesinleştiği görülmektedir. Ceza dosyası kapsamında Ankara ATK'dan alınan 02/11/2010 tarihli raporda ...'ün kendi istikametine yönelik "DUR" levhasına ragmen ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu ve vefat eden ...'ın emniyet kemeri takmayarak araçtan fırlaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 Esas, 2013/231 karar sayılı dosyasında destek ...'ın çocukları ... ve ... tarafından davalılar..., ... ve ... A.Ş.'ye yönelik destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açıldığı, Ankara ATK'dan alınan 02/05/2012 tarihli raporda ...'ün %75, ...'ın %15 ve vefat eden ...'ın %10 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davalı ...ın maddi tazimnat davasının kabulü ile 4.431,17-TL'nin davalılardan tahsiline, her bir davacı için 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Karar... ve ... tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/994 esas, 2015/ 8217 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/2 Esas, 2017/357 Karar sayılı dosyası incelenmekle; davacı... tarafından ... A.Ş.'ye yönelik açılan itirazı iptali davasında Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 Esas, 2013/231 K. sayılı ilamı doğrultusunda manevi tazminata mahkum edildiğini, davalı sigortanın 20.000,00-TL manevi tazminattan sorumlu olduğu belirterek davalı hakkında başlatılan takipte davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini talep ettiği davada, yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 20.000,00-TL yönünden iptaline karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği belirlenmiştir. Eldeki dosyada temyiz incelemesinden geçen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 Esas, 2013/231 Karar sayılı dosyası ve ceza dosyasına dayanak kusur raporlarına göre hüküm tesis edilmesi isabetlidir. Nitekim Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 E., 2013/231 K. sayılı dosyasında da davalı... tarafından kusura ilişkin temiz sebepleri ileri sürülmüş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/994 Esas, 2015/ 8217 Karar sayılı ilamı ile temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eldeki dosyada da kusur ve müterafik kusur yönünden Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 E., 2013/231 K. sayılı kararına dayanak raporun esas alınması isabetli görülmüştür. Denetime elverişli hesap bilirkişi ek raporunda yer alan AYİM tablosuna göre rapor tarihinde 59 yaşında olan davacı eşin evlenme ihtimali olmadığının değerlendirilmesi yerindedir, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği; evlenme ihtimali oranları belirlenirken, destek gören eşin rapor tarihindeki yaşına göre, AYİM Evlenme İhtimali Tablosu'ndaki belirlemelerin esas alınması gerekmektedir. (HGK'nın 1.10.2019 tarihli, 2017/17-2038 E, 2019/979 K sayılı kararı iye Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17079 Esas, 2021/3778 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Ayrıca eldeki dava çocuğun vefatından kaynaklanan bir tazminat talebi olmayıp annenin vefatından kaynaklanan bir destek zararı talep edildiği gibi vefat eden anne ev hanımı olup, davacı eş çalışmaktadır, bu kapsamda davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken yetiştirme gideri düşülmemesi de yerindedir. Aksi yöndeki davalı... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma/%10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapılmıştır, 2918 sayılı KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, 09/10/2020 günlü ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/40 karar sayılı ilamı verilen kısmi iptal kararı, somut olayda davalı ... A.Ş.'nin PMF yaşam tablosuna göre tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı ... A.Ş. davacılara 12.547,00-TL ödendiğini ancak ödenen bu bedelin güncelenerek mahsup edilmediğini ileri sürmekte ise de davacılar vekili müvekkilinin böyle bir ödeme almadığını beyan etmiştir, dosya kapsamında mahsup fişi adı altında iki adet belge var ise de davalı sigorta şirketinin davacılara ödeme yaptığına ilişkin dekont vb. bir belge sunamadığı, ödeme iddiasını ispatlayamadığı, bu kapsamda tenzili gereken bir husus olmadığı açıktır. ... A.Ş. Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/2 E., 2017/357 K. sayılı kararı neticesinde Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 20.000,00-TL poliçe limitinin ödendiğini ileri sürmüş olup istinaf dilekçesi ekindeki 16/06/2017 tarihli dekont incelendiğinde icra dosyası kapsamında 20.000,00-TL asıl alacağı kapsayacak şekilde ödeme yaptığı sabittir. Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/2 Esas, 2017/357 sayılı kararı kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olup, eldeki dosyada ise manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf yoluna başvurulmamıştır. Hal böyle iken ... A.Ş.'nin poliçe limitinin 20.000,00-TL olduğu, dava dışı Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 Esas, 2013/231 Karar sayılı dosyasında destek ...'ın çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminata hükmedildiği ve kararın kesinleştiği eldeki dosyada ise davacılar için ayrı ayrı 25.000'er TL manevi tazminata hükmedildiği bu kapsamda ... A.Ş.'nin garameten ödemesi yapması gerekirken poliçe limitinin tamamını işletene ödemesi yerinde değildir. Nitekim ... şirketine karşı açılan Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2017/2 Esas sayılı dosya açılmadan önce eldeki davanın açıldığı ve manevi tazminatın da yargılama konusu olduğu açıktır. Dosyamız davacılarının Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/335 Esas, 2013/231 Karar sayılı dosyasında taraf olmadığı ve kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen kararın davacıları bağlamayacağı açıktır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın