Esas No
E. 2014/1475
Karar No
K. 2014/19179
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2014/1475 E.  ,  2014/19179 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : IĞDIR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/09/2009

NUMARASI : 2005/42-2009/474

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davacı Bedir ile birleşen davanın davacısı İbrahim tarafından açılan davanın kabulüne, birleşen davanın davacısı Cevahir'in davasının kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan H.. D.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl davadaki davacı B.. D.. ile birleşen davanın davacısı İbrahim Demir; mirasbırakan babaları Mehmet'in.. ada 1 parsel (187 ada 2 parselden gelen) sayılı taşınmazı 28.05.1990 tarihinde ikinci eşi Cevahir'e, 64 ada 69 parsel sayılı taşınmazı ise 24.07.1991 tarihinde ikinci eşi Cevahir'den olma oğlu Halis'e satış yoluyla devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı olduğunu ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı ve birleşen davanın davacısı Cevahir; Murisin 69 ada 8 parselini ilk eşinden olma çocukları Resul ve Bedir'e, 64 ada 22 parseli yine çocukları olan Resul, Halis, İbrahim ve Bedir'e satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı olduğunu ileri sürerek, pay oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...murisin paşlaştırma kasdının bulunup bulunmadığının yöntemine uygun olarak araştırilması...” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapıldıktan sonra murisin tüm mirasçılarına taşınmaz vermediği, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak temliklerde bulunduğu gerekçesiyle İbrahim ve Bedir'in davalarının kabulüne, Cevahir'in Bedir aleyhine açtığı davanın feragat yönünden reddine, Resul hakındaki davasını takip etmediğinden açılmamış sayılmasına , 64 ada 22 parselin paydaşlarından İbrahim'in payını dava sırasında üçüncü kişiye devrettiği, Cevahir anılan satışın iptalini istemiş isede bu konuda harçlandırılmak suretiyle açılmış davası bulunmadığından dikkate alınmadığı gerekçesiyle 64 ada 22 parselin maliklerinden Halis hakkındaki davanın kabulüne, İbrahim .. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Halis tarafından 64 ada 22 ve 69 parsellere hasren temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan M.. D..'in 07.05.1988 tarihinde öldüğü, geride ilk eşinden olma çocukları Bedir, İbrahim, Resul, Güvercin, Elmast, Gülay, Makbule, Hatun, ikinci eşi Cevahir ve Cevahir'den olma çocukları Halis ile Ertuğrul'un kaldıkları, murisin 64 ada 69 parsel sayılı dükkan cinsli taşınmazını 24.07.1991 tarihinde ikinci eşinden olma oğlu H.. D..'e satış yoluyla temlik ettiği, yine 64 ada 22 parsel sayılı kahvehane cinsli taşınmazını 20.07.1983 tarihinde 1/4'er pay itibariyle çocukları Resul, Halis, İbrahim ve Bedir'e satış yoluyla devrettiği, İbrahim ve Resul'ün paylarını yargılama sırasında dava dışı Abbas oğlu Ayhan .. sattıkları, birleşen davanın davacısı Cevahir'in 10.09.2007 havale tarihli dilekçe ile 64 ada 22 parsel hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılıp 64 ada 69 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir.Reddine,

Davalı Halis'in 64 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki payına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacılardan Cevahir, anılan parsele ilişkin davasından feragat ettiğine dair 10.09.2007 havale tarihli dilekçeyi mahkemeye sunmuştur. Daha sonra Cevahir kendisini vekille temsil ettirmiş, vekili 23.09.2008 tarihli dilekçesinde “müvekkilinin çok yaşlı ve okur yazar olmadığını, davalılar tarafından kandırılarak feragat dilekçesi yazdırılıp mahkemeye verdirildiğini, müvekkilinin dilekçenin içeğini bilmediği gibi kabulde etmediğini” belirtmiştir. Bu durumda Cevahir tarafından verilen feragat dilekçesi ile vekilinin sunduğu 23.09.2008 tarihli dilekçe üzerinde durulup bu yönde bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Davalı Halis'in temyiz itirazı değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.