(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4840 E. , 2008/5626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.07.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, karşı dava dilekçesi ile de temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 28.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çapa bağlı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı karşı davasında, Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak temliken tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile “bilirkişi raporunda tespit edilen 0,78 m2’lik arsanın karşı davacının maliki olduğu 6463 parsel lehine temliken tesciline” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2.Kural olarak, arazi mülkiyetinin kapsamına o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeylerde girer. Türk Medeni Kanununun 725.maddesiyle arazi mülkiyetine kısıtlama getirilmiş ve bazı koşulların varlığı halinde ... yapıyı iyi niyetle yapan kimseye uygun bir bedel karşılığı taşan kısım üzerinde irtifak hakkı kurulması veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine verilmesi yetkisi tanınmıştır. Karşı davadaki istemin dayanağı, az önce söz edildiği üzere Türk Medeni Kanununun 725.maddesidir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmaz bölümünün 07.06.1999 tarihli sözleşmeyle karşı davacıya ... olması, karşı davacının 05.07.1944 tarih ve 12/26 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği üzere mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket ettiğini, kısaca iyi niyetli olduğunu gösterir. Olayda, Türk Medeni Kanununun 725.maddesinin aradığı diğer koşullarda gerçekleştiğinden, asıl davanın reddi karşı davanın kabulü doğrultusunda hüküm tesisinde yasaya aykırılık yoktur. Ancak;
Tarafların maliki oldukları taşınmazlar imar planı uygulanan alandadır. Bu özelliğinden dolayı davacıya ait 4306 parselin ifrazen tescil olanağı bulunmamaktır. Bu nedenle, karşı davacının dava konusu bölümle orantılı olarak davacının 4306 parselini hisselendirmek suretiyle tescili veya 0.78 m2’den ibaret yer üzerinde karşı davacı yararına irtifak hakkı kurulması olanaklıdır. Mahkemece bu yönün göz ardı edilmesi doğru olmamıştır. Kabul şekline göre de “bilirkişi raporunda tespit edilen 0,78 m2’lik arsanın karşı davacının maliki olduğu 6463 parsel lehine temliken tesciline” dair kurulan hüküm HUMK.nun 388 ve 389.maddelerine aykırı olup infazı olanağı bulunmamaktadır. Karar, açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.